Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DÂVER BABA TEKKESİ
Anadolu yakası Maltepesinde Başıbüyük Köyünün kuzeyinde bir sırt üstünde çok eski bir bektâşi tekkesidir. (B. : Başıbüyük, Cilt 4, Sayfa 2184).
Kurulduğu tarih kesin olarak bilinmiyor; o civarın bektâşi tekkeleri ile beraber İstanbulun fethinden bir asır evvel kurulduğu tahmin edilebilir. Arazisi içinde bir ayazma vardır, 1350-1375 arasında bir keşiş evinin yerine tesis edilmiş olacaktır.
Rivâyete göre Dâver Baba XVIII. asırda yaşamıştır; tekkenin daha önceki ismi de öğrenilemedi. Zamanımızdaki bağdâdî yapı tek katlı bina en çok yüz yıllıktır. Tekkeler kapandıktan sonra genişçe ârazisi ile beraber vakıflar idaresince 1945 de satılığa çıkarılmış ve seçkin aydınlarımızdan Şükrü Güllüoğlu tarafından satın alınmıştır (B. : Güllüoğlu, Şükrü).
Son tekke binası olduğu gibi muhafaza edilmektedir; bir odasında Güllüoğlunun bir bağçıvan-bekçisi ikâmet etmekte idi. Meyilli bir zemin üzerine yapılmış olan tek katlı tekkenin ön kısmından bir parçası iki ahşab direk üzerine oturtulmuş, bir parçasının altında da bir bodrum-odunluk bulunmaktadır. Cephesinden bakıldığına göre tekkenin kapısı sol yan tarafındadır. Kapıdan geniş bir taşlığa girilir; bu taşlık yemek odası ve belki de mutfak olarak kullanılmakta iken Şükrü Güllüoğlu burada küçük bir tâdilde bulunmuş, önünü bir camekân ile kapatarak m...
⇓ Devamını okuyunuz...
Anadolu yakası Maltepesinde Başıbüyük Köyünün kuzeyinde bir sırt üstünde çok eski bir bektâşi tekkesidir. (B. : Başıbüyük, Cilt 4, Sayfa 2184).
Kurulduğu tarih kesin olarak bilinmiyor; o civarın bektâşi tekkeleri ile beraber İstanbulun fethinden bir asır evvel kurulduğu tahmin edilebilir. Arazisi içinde bir ayazma vardır, 1350-1375 arasında bir keşiş evinin yerine tesis edilmiş olacaktır.
Rivâyete göre Dâver Baba XVIII. asırda yaşamıştır; tekkenin daha önceki ismi de öğrenilemedi. Zamanımızdaki bağdâdî yapı tek katlı bina en çok yüz yıllıktır. Tekkeler kapandıktan sonra genişçe ârazisi ile beraber vakıflar idaresince 1945 de satılığa çıkarılmış ve seçkin aydınlarımızdan Şükrü Güllüoğlu tarafından satın alınmıştır (B. : Güllüoğlu, Şükrü).
Son tekke binası olduğu gibi muhafaza edilmektedir; bir odasında Güllüoğlunun bir bağçıvan-bekçisi ikâmet etmekte idi. Meyilli bir zemin üzerine yapılmış olan tek katlı tekkenin ön kısmından bir parçası iki ahşab direk üzerine oturtulmuş, bir parçasının altında da bir bodrum-odunluk bulunmaktadır. Cephesinden bakıldığına göre tekkenin kapısı sol yan tarafındadır. Kapıdan geniş bir taşlığa girilir; bu taşlık yemek odası ve belki de mutfak olarak kullanılmakta iken Şükrü Güllüoğlu burada küçük bir tâdilde bulunmuş, önünü bir camekân ile kapatarak mutfak ocağını da bina içine almıştır. Bu taşlıkda, giriş kapısının tam karşısında gaayet geniş bir gusülhâne ile ayakyolu bulunmaktadır. Taşlıkdan zemini tahta döşeli dar bir aralığa geçilir; bu aralıkdan bir derviş odası ile tekkenin türbe-mescidine girilmektedir. Türbe-Mescidde Dâver Babanın kabri (belki sembolik bir kabir) bulunmaktadır; sanduka, tekkenin satışında evkafca kaldırılmış, fakat yeri mülkün yeni sahibi Ş. Güllüoğlu tarafından muhafaza edilmiştir; mescidin ahşab mihrabı dışarıya doğru üç köşeli bir çıkıntı çıkıntılıdır, mihrabın iki yanında birer pencere, sağ yan duvarda da bir pencere vardır.
Tekke binasının yakınında ve az altındaki kadim ayazma mâmur durumdadır, bol ve çok tatlı bir suyu vardır. Başıbüyük Köyü çeşmesinin suyu gayri sıhhî bulunup kesilmesi üzerine köz çeşmesine Şükrü Güllüoğlu tarafından bu ayazmadan su verilmişdir ki büyük hayırdır.
Ayazma önünde küçük bir çeşme vardır, kitâbesi şudur :
Ve minel mâi külli şey’in hay
Sene 1279
(M. 1862 - 1863)
Tekkenin mezarlığından eser kalmamıştır. Şükrü Güllüoğlu bulduğu bir kabir taşını yerinde muhafaza etmişdir, bir kadına ait olan bu taşın kitâbesi şudur :
Yâ Hû
Başıbüyükde sâkin ermişlerden merhûme hâce Kerim Ninenin rûhine el Fâtiha, 1287 (M. 1870 - 1871).
Dâver Baba Tekkesi, 1826 da Yeniçeri Ocağının kaldırıldığında Türkiyedeki bütün bektâşi tekkeleri arasında kapatılmış, 1840 dan sonra Aldülmecid zamanında nakşî tekkesi kisvesi altında yine bir bektâşi tekkesi olarak açılmıştı.
Tekkenin Maltepeye ve Marmaraya doğru harikulâde nezâreti vardır; bilhassa ay ışığı olan gecelerde manzara pek muhteşemdir; inzîvâda safâ yeridir. Şükrü Güllüoğlu burada bir çam korucuğu yapmaya çalışıyordu (Şubat 1966).
Civar kırlar Karbaş çiçeği denilen yabanî nâne ile kaplıdır, arıcılıkda çiçek balı elde etmek için pek makbul sayılır; yaygın rivâyete göre Dâver Baba Tekkesinde arı kovanları varmış ve sarayın balı buradan yollanırmış. Hattâ bâlı pek seven Sultan Abdülaziz bal için bir gün Dâver Baba Tekkesine gelmiş; Ş. Güllüoğlu arıcılığı da ihyâ için bir kaç kovan kurmuş bulunuyordu.
Dâver Baba Tekkesi
Dâver Baba Tekkesi Plânı
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM080465
Tema
Yapı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4275-4276
Not
Görsel: cilt 8, sayfalar 4275, 4276
Bakınız Notu
B. : Başıbüyük, Cilt 4, Sayfa 2184; B. : Güllüoğlu, Şükrü
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.