Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DANİYAL ÇAVUŞ (Zaralı)
1887 ile 1888 arasında Üsküdarda Selimiye Kışlasında atlı posta çavuşluğunu yapan bir delikanlıdır; Üsküdarlı halk şâiri Aşık Râzinin evrâkı metrûkesi arasında bir defterde bir aşk mâcerasınin kahramanı olmuş bu gencin hayâtı şöylece anlatılıyor : “Zaralı Daniyal Çavuşu bir gün Çiçekci Kahvehânesinde gördüm; posta çantası omuzunda atla geçdi, bilenler : — İşte Nuhkuyusundaki paşa kızının çavuşu bu delikanlıdır!... dediler. Esmer, kara gözlü, tığ gibi, elhak erkek güzeli idi. Güzel çavuş konağın önünden atla gelib geçerken paşa kızı oğlanı sevmiş. Bir gün de dayanamamış, çavuş geçerken kafesi vurmuş, Daniyal Çavuş da bir şey söyliyecekler zannı ile durmuş. Sonra her geçişinde kafes vuruldukça konakda kendisi ile meşgul olan bir kadın veya kız bulunduğunu anlamış. Bir ara da Kışlanın su yollarında ârıza olmuş, kışla bir hafta kadar susuz kalmış; askerler abdest almak için takım civardaki çeşmelere gönderilmiş. Paşa kızı da konaklarının harem halkından birkaç kadın ile bir misâfirliğe giderken Çiçekci Kahvesinin karşısındaki çeşme başında çavuşu görmüş, çıplak ayaklarında takunya, paçalar sıvalı, ceketi omuzda, sırtında bir gömlek, fes arkaya atılmış, kâkülümsü bir tutam saç alnına dökülmüş; oğlanı bu nümâyiş ile gören kızda aşk ateşi birden harlamış ve kız oracıkda bayılıp düşmüş. ...
⇓ Devamını okuyunuz...
1887 ile 1888 arasında Üsküdarda Selimiye Kışlasında atlı posta çavuşluğunu yapan bir delikanlıdır; Üsküdarlı halk şâiri Aşık Râzinin evrâkı metrûkesi arasında bir defterde bir aşk mâcerasınin kahramanı olmuş bu gencin hayâtı şöylece anlatılıyor : “Zaralı Daniyal Çavuşu bir gün Çiçekci Kahvehânesinde gördüm; posta çantası omuzunda atla geçdi, bilenler : — İşte Nuhkuyusundaki paşa kızının çavuşu bu delikanlıdır!... dediler. Esmer, kara gözlü, tığ gibi, elhak erkek güzeli idi. Güzel çavuş konağın önünden atla gelib geçerken paşa kızı oğlanı sevmiş. Bir gün de dayanamamış, çavuş geçerken kafesi vurmuş, Daniyal Çavuş da bir şey söyliyecekler zannı ile durmuş. Sonra her geçişinde kafes vuruldukça konakda kendisi ile meşgul olan bir kadın veya kız bulunduğunu anlamış. Bir ara da Kışlanın su yollarında ârıza olmuş, kışla bir hafta kadar susuz kalmış; askerler abdest almak için takım civardaki çeşmelere gönderilmiş. Paşa kızı da konaklarının harem halkından birkaç kadın ile bir misâfirliğe giderken Çiçekci Kahvesinin karşısındaki çeşme başında çavuşu görmüş, çıplak ayaklarında takunya, paçalar sıvalı, ceketi omuzda, sırtında bir gömlek, fes arkaya atılmış, kâkülümsü bir tutam saç alnına dökülmüş; oğlanı bu nümâyiş ile gören kızda aşk ateşi birden harlamış ve kız oracıkda bayılıp düşmüş. Önce kimseler bir şey anlamamış, hattâ kızın yüzüne serpilmek üzere tas ile su getiren de güzel çavuş olmuş. Vak’a sonra sonra anlaşılmış. Kızın paşa babası da alaylı paşalardan, neferlikden paşalığa yükselmiş bir zât imiş, oğlanın kumandanı ile görüşmüş, soyu sopu temiz çıkarsa damâdım olmasında hiçbir mahzur yok demiş. Zaradan sormuşlar, temiz kâğıdı gelince de hemen nikâh kıyılmış.”
Âşık Râzi kalenderne edâsı ile bu mâcerâ üzerine kızın ağzından bir manzume yazmıştır :
Çavuşumun omuzunda nazarlık
Muhabbete n’olur uysa pazarlık
Uymaz ise ben canıma kıyarım
Kışlasının karşısında mezarlık
Çavuşumun belde kasaturası
Çatık kaşlar dilber yüzün turası
Nakdi cânım vermeye ben hazırım
Tükendiyse eğer harclık parası
Çavuşumun şâhin başında al fes
Vahşi pelenkdir ki sevemez herkes
Yârın îydi adhâ çekip bıçağı
Âşıkı şeydânı koç (?) yerine kes
Çavuşumun ayağında takunya
Selvi fidanı mı disem o boya
Abdest almak için gelmiş çeşmeye
Reşk idilir pâyin bûs iden suya
Çavuşumun ardı bir dizi asker
Atla geçer dolu dizgin her seher
Selâmına duran uşşâka o şuh
Kâh tebessüm ider kâhice küser
Çavuşumun palaskası armalı
Nevhat civar bıyık yok ki burmalı
Tenhâda bir rastlayub da o şâha
Nezâketle adın aslın sormalı
Çavuşumun hâl hatırın kim sorar
Lütfedüb söyledi ismin şehsüvar
Cemâline elhak gaayet yaraşmış
Daniyalmış ne de güzel adı var
(Tarih)
Geçerken kafese bakardı çavuş
Her sefer işmarı çıkardı çavuş
Çıkıp yüz nefer söyledi tarihin
“Hanımı çileden çıkardı çavuş”
1405 — 100 = 1305 (1887 - 1888)
Târih lafzen yüz üzerine tâmiyelidir.
Vâsıf HİÇ
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Vâsıf Hiç
Kod
IAM080390
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4230-4231
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.