Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DANİYAL (Kayıkçı Laz)
1885 ile 1895 arasında Üsküdar Balaban İskelesi kayıkçılarından pırpırı bir laz uşağı olub gaayetle dilber bir delikanlı idi; Üsgüdarlı halk şâiri Tophâne ketebesinden Aşık Râzi’nin evrâkı metrûkesi arasındaki defterlerden birinde bu genç için şunlar yazılıdır:
“Zuhurunda 18-20 yaşlarında idi, uzun boylu, kara yağız, pençeli bir bıçkın oğlan idi. Ne zaman öğrenmiş, nerede ve kimden öğrenmiş bilinmez, gaayetle güzel satranç oynardı. Hem yüz ve vücut yapısı güzelliği hem de usta bir satranç oyuncusu olarak Üsküdarda öylesine bir şöhret sâhibi oldu ki, beyler paşalar Balaban iskelesindeki Hamlacılar Kahvehânesine Kayıkçı Daniyel ile satranç oynamaya gelirlerdi. Oğlanın kayığı saatlerce iskelede bağlı kalır, oyunlar derin sessizlik içinde merak ve dikkatle tâkib edilir, bir an gelir oğlanın laz ağzı ile: — Şah dedum sana daa paşababacuğum, bey babacuğum!.. diye sesi duyulur ve karşı taraf Daniyalın bu ihtarı tâkib eden ikinci veya üçüncü hamlesinde mat olurdu. Zekî, hal hatır sayar, iki oyun yenerse, üçüncüde yenilirdi; o beyler paşalar da giderlerken: — Daniyal.. seni işinden ettim!.. diyerek kibarâne bir tavırla delikanlının avucuna bir kaç mecidiye, hattâ bir altın bırakırlardı ki o zamana göre çok büyük para, çok büyük bahşişdi. Yazın Çamlıcalarda, Libâdede, Göztepede, Erenköyünd...
⇓ Devamını okuyunuz...
1885 ile 1895 arasında Üsküdar Balaban İskelesi kayıkçılarından pırpırı bir laz uşağı olub gaayetle dilber bir delikanlı idi; Üsgüdarlı halk şâiri Tophâne ketebesinden Aşık Râzi’nin evrâkı metrûkesi arasındaki defterlerden birinde bu genç için şunlar yazılıdır:
“Zuhurunda 18-20 yaşlarında idi, uzun boylu, kara yağız, pençeli bir bıçkın oğlan idi. Ne zaman öğrenmiş, nerede ve kimden öğrenmiş bilinmez, gaayetle güzel satranç oynardı. Hem yüz ve vücut yapısı güzelliği hem de usta bir satranç oyuncusu olarak Üsküdarda öylesine bir şöhret sâhibi oldu ki, beyler paşalar Balaban iskelesindeki Hamlacılar Kahvehânesine Kayıkçı Daniyel ile satranç oynamaya gelirlerdi. Oğlanın kayığı saatlerce iskelede bağlı kalır, oyunlar derin sessizlik içinde merak ve dikkatle tâkib edilir, bir an gelir oğlanın laz ağzı ile: — Şah dedum sana daa paşababacuğum, bey babacuğum!.. diye sesi duyulur ve karşı taraf Daniyalın bu ihtarı tâkib eden ikinci veya üçüncü hamlesinde mat olurdu. Zekî, hal hatır sayar, iki oyun yenerse, üçüncüde yenilirdi; o beyler paşalar da giderlerken: — Daniyal.. seni işinden ettim!.. diyerek kibarâne bir tavırla delikanlının avucuna bir kaç mecidiye, hattâ bir altın bırakırlardı ki o zamana göre çok büyük para, çok büyük bahşişdi. Yazın Çamlıcalarda, Libâdede, Göztepede, Erenköyünde, Boğaziçinde köşklere, yalılara dâvet edilir, gittiği o yerlerde kibar ve rical kâşânelerinde gece yatısına alakonulurdu. Toy oğlanlık zamanında, 17-18 yaşlarında bir zengin dul hanım bu güzel kayıkcıya gönül vermiş, İstanbulda emsâli pek çok görülmüş mâcerâlardandır, araya çöp çatan bir kılavuz kadın koymuş, altın kesesinin de ağzını açınca bir gece oğlanı Salacakda bulunan yalısına getirterek câmehâbına çekmiş, hattâ Daniyala evlenme teklifinde de bulunmuş ise de laz uşağı kabul etmemiş: — Sırrını fâş etmem, ama evlenmem, arada gelir giderim, hediyesini, altınını alırım, demiş. Bir Üsküdar İskelesi karşısındaki Kolluk Hamamının önünden geçiyordum, Kayıkçı Daniyal da hamamdan çıkıyordu, bir adam: — Saatler olsun Daniyal, bu gece hanımındasın galiba?.. dedi, oğlan da başı ile tasdik etti. O tabakadan gençler, arasında jigololuk ayıb sayılmaz, hattâ geçer akçe güzelliğe sâhib olma dolayısı ile övünülür, hanımının adını ifşâ etmek ise delikanlılığa yakışmayan bir kahbelik bilinir. Kayıkçı Daniyalı hamamdan çıkarken gördüğüm ve o gece hanımına misafir olacağını öğrendiğim gün, oğlanın şânında bir destan yazmış idim; bir sûretini posta ile Balaban İskelesine Hamlacılar Kahvehânesi adresi ile Daniyala gönderdim, câhil genç hoşnud mu oldu, kızdı mı bilemem. Oğlan kurraası çıkdığında bahriye askeri oldu idi. Bütün emsâli gençler gibi tulumbacılık da yapmışdır. Üsküdar Dâire Sandığı uşaklarındandı; o sandığın bir grub resmi arasında o da görülür, zan ederim ki güzel delikanlının tek resmidir.”
DESTAN
Hanım :
Bir kayıkcı sevdim bedel cihâne
Görmek için hergün bulsam behâne
Kayıkcılar içinde o bir dâne
Daniyalım bir dâne!
Daniyal:
Ferâcesi limon küfü ak yaşmak
Usul usul gerek ona yanaşmak
Bin içinde bir yaratmış onu Hak
Hanımımı aman Hak!
Hanım :
Kakülleri kara gözler kestâne
Bıkçın oğlan bakışları mestâne
Aşkı ile düşdüm türkü destâne
Aman aman destâne!
Daniyal:
Hanımımı beklemeye alışdım
Sâyesinde güzellere karışdım
Küskün idim bahtım ile barışdım
Aman aman barışdım!
Hanım:
Ayak yalın sîne uryan şehbazım
Nazlanma da yalıya gel haylazım
Câmehâba alsam sanki ne lâzım
Aman aman ne lâzım!
Daniyal:
İşmarını çakdı hanım lazına
Altın mısır serper bu aç kazına
Gaflet ile uydum bıçkın nazına
Aman bıçkın nazına!
Hanım:
Trabızon bezi gömlek donu ak
Serde al fes ince belde al kuşak
Adı güzel kendi güzel şu uşak
Aman aman şu uşak!
Daniyal:
Hanımım al fes al kuşak don gömlek
Hoşdur ama yalın ayak civelek
Hani altın saatim altın köstek
Altın saatle köstek!
Hanım :
Daniyalım kara yağız oğlandır
Kopukluğu biçilmiş bir kaftandır
Şu pırpırı hâli ile yamandır
Aman o pek yamandır!
Daniyal :
Bir yüzük ister oğlan ergenlik
Hem on altın bahşiş gerek gecelik
Olamam ben yoksa çantada keklik
Aman çantada keklik!
Hanım :
Daniyalım bir soyunsun dökünsün
Aynada kendisin görsün övünsün
Kendi güzelliği be oğlan süsün
Güzelliğin be süsün!
Daniyal :
Hani çuha potur çuha câmedan
Dallı güllü işlemesi sırmadan
Soyunamam utanırım aynadan
Aman aman aynadan!
Hanım :
Yeter nâzın a kayıkcı kopuğu
Terk eyle de nümâyişi yapuğu
Daniyalım yürü gel vur topuğu
Vura vura topuğu!
Daniyal :
Hanımıma oynaş olurum ama
Yakışır mı don gömlekde kırk yama
İsterim kabzası elmaslı kama
Aman elmaslı kama!
Hanım :
Daniyalım işte donandı boğça
Hem hamam parası bir kese akça
Pabucunda bile gümüşdür nalça
Aman gümüşdür nalça!
Daniyal :
Hanımım kayıkla geldim bu gece
Yolu izi göster oynaşın gence
Gece kısa buluşalım erkence
Aman aman erkence!
Âşık :
Kapayalım câmehâbın kapusun
Çıkmasun dışarı yanık kokusun
Nev îcad destânı cihan okusun
Aman ciban okusun!
(Tarih)
Hanım sevdi kopuk bir daltabanı
Lazoğlu Daniyal şah balabanı
Murassâ tarihle çekdi âguuşe
“Kayıkcıgüzeli o laz olanı”
1307 (1889 – 1890)
Vâsıf HİÇ
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Vâsıf Hiç
Kod
IAM080388
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4228-4229
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.