Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
DALYAN, DALYANLAR
“Balık avlamak için deniz kıyısında büyük ağaçlarla çevrilen yer” (Hüseyin Kâzım, Büyük Türk Lûgatı). Müteveffâ Karakin Bey Deveciyan “Balık ve Balıkcılık” isimli büyük, ölmez eserinde İstanbul suları dalyanları üzerine şu malûmâtı veriyor :
“Eski çağlardan beri kullanılmakda olan ve balıkcılıkda pek mühim bir mevkii bulunan dalyan, denizin sâhile bir kaç kulaç yakın sularında, göl ve nehirlerin ise ağızlarında kurulur. Çeşidli ağlardan ve müteaddit direk, halat ve gemi demirlerinden müteşekkil olup birkaç nevi’ vardır. Akdenizin batı bölgesi memleketleri sâhillerinde kullanılan dalyanlarda direk bulunmayub ağlar bir takım büyük mantarlar ve kum ile dolu çuvallar vâsıtası ile tahkim edilir.
“Dalyanların yapılması sebebi geçici balıkların avlanması ise de o suların yerli ve gezici balıkları da tutulur.
Her suda dalyan kurulamaz. Bir dalyan senede 500-600 lira bir masrafa (1913-1914 piyasası) ve 15-20 tayfa kullanmaya muhtaçdır.
“Dalyan balıkların geçid yerinde kurulmaz ise ve suların akıntısı ile dalgaların hücumuna karşı bir derece mahfuz değil ise balık tutulamaz. Bir dalyanda balık tutulamazsa, bir taraftan dalyan masrafı, diğer tarafdan tayfaların komanyası dalyan sâhibini mahveder. Onun içindir ki, dalyan kurmak hem paraya, hem tecrübeye ve hem de o işe mahsus mahârete bağlıd...
⇓ Read more...
“Balık avlamak için deniz kıyısında büyük ağaçlarla çevrilen yer” (Hüseyin Kâzım, Büyük Türk Lûgatı). Müteveffâ Karakin Bey Deveciyan “Balık ve Balıkcılık” isimli büyük, ölmez eserinde İstanbul suları dalyanları üzerine şu malûmâtı veriyor :
“Eski çağlardan beri kullanılmakda olan ve balıkcılıkda pek mühim bir mevkii bulunan dalyan, denizin sâhile bir kaç kulaç yakın sularında, göl ve nehirlerin ise ağızlarında kurulur. Çeşidli ağlardan ve müteaddit direk, halat ve gemi demirlerinden müteşekkil olup birkaç nevi’ vardır. Akdenizin batı bölgesi memleketleri sâhillerinde kullanılan dalyanlarda direk bulunmayub ağlar bir takım büyük mantarlar ve kum ile dolu çuvallar vâsıtası ile tahkim edilir.
“Dalyanların yapılması sebebi geçici balıkların avlanması ise de o suların yerli ve gezici balıkları da tutulur.
Her suda dalyan kurulamaz. Bir dalyan senede 500-600 lira bir masrafa (1913-1914 piyasası) ve 15-20 tayfa kullanmaya muhtaçdır.
“Dalyan balıkların geçid yerinde kurulmaz ise ve suların akıntısı ile dalgaların hücumuna karşı bir derece mahfuz değil ise balık tutulamaz. Bir dalyanda balık tutulamazsa, bir taraftan dalyan masrafı, diğer tarafdan tayfaların komanyası dalyan sâhibini mahveder. Onun içindir ki, dalyan kurmak hem paraya, hem tecrübeye ve hem de o işe mahsus mahârete bağlıdır.
“Bir de herkes istediği yerde dalyan kuramaz. Balıkcılıkda dalyan ve voli yerlerinin, çiftlik ve ev gibi, devlet eliyle verilmiş senedlerle sâhibleri vardır; dalyan kurmadan önce dalyan yerini sâhibinden satın almak, yahud kirâlamak lâzımdır. Eğer bir voli yerinin sâhibi (B.: Voli yeri) orada yeni bir dalyan kurmak isterse hükûmetden ve devlet deniz yolları idâresinden izin almaya mecburdur.
“Dalyanlar evvelâ üç kısma ayrılır:
I — Asıl Dalyan. Bunlar çeşidli ağ ve direklerden müteşekkil olub, alt kısmı kâmilen ağ ile kaplıdır. Türkiye, dolayısı ile İstanbul sularında kurulan dalyanların hepsi bu kısımdandır. Boğaziçi ile Marmara Denizi sâhillerinde kurulan asıl dalyanların da altı nev’î vardır: 1 — Büyük Şire Dalyanı; 2 — Şire Dalyanı; 3 — Yarım Şire Dalyanı; 4 — Kurtağzı Dalyanı; 5 — Kırma Kepasti Dalyanı; 6 — Çekme Dalyanı (B.: Şire Dalyanları; Kurtağzı Dalyani; Çeşme Dalyan).
“Asıl dalyanlar mevsime göre yaz dalyani ve kış dalyanı isimleri ile ikiye ayrılır; yaz dalyanları her sene nisan başında kurulup ağustosun on beşine kadar balık tutulur, sonra sökülüp direk, ağ ve sâir teferruatı denizden kaldırılır. Kış dalyanları ağustos ayında kurulur, balık devam eder ise Şubat sonuna kadar devam eder, balıklar kesilirse ocak ayı içinde sökülür. Dalyanların ağızlarını, mevsime göre balıkları geleceği yere karşı olması şarttır. Dalyanların ehemmiyet ve büyüklüğüne göre birkaç mavunası, kayığı, sandalı, ve sâhilde tayfanın barındığı büyük kulübe - koğuşları vardır. Dalyan sâhibleri kullanacağı tayfalar için muşamba caket, muşamba pantolon ve çizme bulundurmaya mecburdur. Tayfaların yemeklerini pişirmek ve ağları boyamak için yemek kabları, yemek kazanı, boya kazanı ve boya teknesi de dalyan sâhibinin tedârike mecbur olduğu şeylerdir.
“Dalyan ağları kâmilen pamuk ipliğinden örülür ve çam kabuğu ile boyanır; boya, hem ağları çabuk çürümekden korur, hem de ağlara balıkların gözlerine çarpmayacak bir renk verir; çam kabukları boya kazanında iki gün su ile haşlandıktan sonra su ılık halde iken ağlar içine atılır; bâzı meraklı dalyan sâhibleri her ay ağların boyasını yeniler.
“Tayfa ücretlerine gelince; an’anelere göre sire dalyanlarında, Kurtağı dalyanlarda ve kırma keparti ile çekme dalyanlarda ayrı ayrıdır. Ücret yüzde yirmi üç devlete vergi ve tayfaya yapılan komanva masrafı çıkdıkdan sonra, dalyan sökülürken dalyan sâhibinin sâf kârından pay usulü ile ödenir. Sire dalyanlarında sâfi kârın 3/4’ü dalyan sâhibinin 1/4’ü de tayfalarındır; kaç tayfa varsa bu 1/4 hisse o kadar paya ayrılır. Dalyanlarda tayfaların başında bir reis bulunur; ücreti tayfalar gibi bir paydır, fakat dalyan sâhibi kendi hissesinden reise ayrı iki pay, ağ tâmircisi ile salapuryacıya da yarımşar pay ayrıca vermeye mecburdur (Meselâ vergi ve komanya masrafı çıkdıktan sonra dalyan 6000 altın kazanmış ise 4500 altın patron hissesi ve 1500 altın tayfa hissesidir; dalyanın reis ile beraber 20 tayfası varsa her tayfaya 75 altın alır; dalyan sâhibi ayrıca reise 150 altın ve salapuryacı ile ağ tamircisine 35 er altın öder.) Kurt ağzı dalyanların da dalyan sâhibinin hissesi 2/3, tayfa hissesi 1/3 dür (Aynı mikdardan misâle göre patron hisse 4000 altın, tayfa hissesi 2000 altın, bir pay 100 altın, reis bahşişi 200 altın, salapurya ve ağ tamircisi bahşişi 50 şer altın); çekme ve kırma kepasti dalyanlar da da hisseler yarı yarıyadır; bu dalyanlarda dalyan sâhibleri reis ile ağ tamircisine ve salapuryacıya ayrıca para vermez. (Yine 6000 altın sâfi kârdan patron hissesi 3000 altın, tayfa hissesi 3000 altın, bir pay 150 altın). Tayfalık bakımından en kârlı iş çekme ve kırma kapasti dalyanlarda çalışmaktır.
II — Çit Dalyanı. Kotra adı da verilir; göl ve nehir ağızlarına kurulur dalyanlardır; ince kazık ve kamışlardan yapılır, bu dalyanlarda ağ yoktur (B.: Çit Dalyanı; Büyükçekmece Dalyanı).
III — Direksiz Dalyan. Orkinos ve torik balıkları avı için ihdas edilmişdir; Akdenizin ecnebî sularına mahsus bir dalyandır.”
Karakin Bey Deveciyan yukardaki satırları aldığımız ölmez eserinde İstanbulun Marmara suları ile Boğaziçinde kurulan 45 dalyanın adını tafsilâtlı malûmat ile kaydediyor, biz buraya konuldukları yerlerle dalyanların yalnız isimlerini alıyoruz (Bu ansiklopedide İstanbul dalyanları kendi isimleri ile ayrıca yazılmışlardır):
1 — Karaburun Dalyanı
Boğaz dışında Rulmeli yakasında
2 — Kilyon Dalyanı
Boğaz dışında, Rumeli yakasında
3 — Uzuncaburun Dalyanı
Boğaz dışında, Rumeli yakasında
4 — Marmaracık Dalyanı
Boğaz dışında, Rumeli yakasında
5 — Öreke Dalyanı
Rumeli Feneri önünde
6 — Bağlaraltı Dalyanı
Rumeli Feneri - Karibce arası
7 — Büyükliman Dalyanı
Yukarı Boğaz Rumeli yakası
8 — Karataş Dalyanı
Yukarı Boğaz Rumeli yakası
9 — Mavromulos Dalyanı
Yukarı Boğaz, Rumeli yakası
10 — Sırataş Dalyanı
Yukarı Boğaz, Rumeli yakası
11 — Otuzbirsuyu Dalyanı
Rumelikavağı
12 — Telli Tabya Dalyanı
Yenimahalle
13 — Pazarbaşı Dalyanı
Yenimahalle
14 — Mesarburnu Dalyanı
15 — Bülbül Sokağı Dalyanı
Büyükdere
16 — Barutcubaşı Dalyanı
Büyükdere, 1883 denberi metrûk
17 — Kirka Dalyanı
Büyükdere, 1883 denberi metrûk
18 — Çayır Dalyanı
19 — Büyükdere Dalyanı
20 — Kefeliköyü Dalyanı
24 — Kalender Dalyanı
Tarabya, 1883 denberi metrûk
22 — Yeniköy Dalyanı
Metrûk
23 — İstinye Dalyanı
24 — Bebek Dalyanı
25 — Küçükbebek Dalyanı
26 — Salıpazarı Dalyanı
27 — Ahırkapu Dalyanı
28 — Kumkapu Dalyanı
1873 denberi metrûk
29 — Yedikule Dalyanı
30 — Salistre Dalyanı
Fenerbağçesi civarında
31 — Şabka Dalyanı
Caddebostanı
32 — Kiri Dalyanı
Caddebostanı
33 — Üsküdar Dalyanı
1880 denberi metrûk
34 — Çengelköyü Dalyanı
metrûk
35 — Vaniköy Dalyanı
36 — Kanlıca Dalyanı
metrûk
37 — Toptaş Dalyanı
Beykoz, metrûk
38 — Karacaburun Dalyanı
Beykoz, metrûk
39 — Beykoz Dalyanı
40 — Beykoz Kasrı Dalyanı
metrûk.
41 — Umuryeri Dalyanı
Metrûk
42 — Anadolukavağı Dalyanı
1873 denberi metrûk
43 — Filburnu Dalyanı
Yukarı Boğaz, Anadolu yakası.
44 — Anadolu Feneri Dalyanı
Yukarı Boğaz, Anadolu yakası.
45 — Soğan Adası Dalyanı
İrva - Yomburnu arası.
Karakin Bey Deveciyan bu dalyanlardan 12 dalyanı 1913 - 1914 de neşredilen eserinde metrûk olarak gösteriyor, ki o tarihden bu yana geri kalan dalyanlardan da pek çoğu zamanımızda artık kurulamamakdadırlar. İstanbul Balıkhânesinin eski müdekkik müdürü İstanbulun Marmara suları dalyanları için her nedense Anadolu yakasında Caddebostanından, ve Rumeli yakasında Yedikuleden öteye gitmemişdir.
Dalyan tayfacılığı ile balıkcı hayatı üzerine Sivaslı Âşık İbrahim’in iffet ve sâfiyet örneği güzel bir manzûmesi vardır (B.: Balıkcı Güzeli, s. 2002-2003).
İstanbul dalyanları ressamlara da şirin ve zengin bir konu olmuşdur; Sanâvii Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Akademisi) muallimlerinden Belolt’nun yağlı boya bir dalyan tablosu 1903 Galatasaray resim sergisinde teşhir edilmişdir; Brindezinin “Bebek Dalyanı” adı ile güzel bir sulu boyası, Thomas Allom’un da “Küçük Bebek Dalyanı” ile “Ahırkapu Dalyanını gösteren iki nefis gravürü vardır.
Son yeniçerilerden kalende meşreb halk şâiri Çardak Kolluğu çorbacısı Galatalı Hüseyin Ağa “İşmar Destânı” isimli uzun bir manzûmesinde Galatadaki meşhur Hendek Kahvehânesini bir dalyana, müşterisini de kınalı boyalı, telli pullu balıklara benzetiyor:
Dolar dilberanla sabah akşamlı
Galatada Hendek Kahvesi namlı
Kapusunda fener kırmızı camlı
Meydancı Kodoş Çöpçatan Şamlı.
Pek mükellef yapmış kalfası Balyan
Kahve değil kurmuş san koca dalyan
Güzelleri birbir idemem beyan
Türk urum ermeni firenk italyan.
Asıl dalyanlar denize gayet iri direkler çakılarak kurulduğu için uzun boylu, iri kıyım elli ayaklı, dâima dimdik yürür gençlere İstanbul halkı “Dalyan direği gibi delikanlı” derdi, sonra bu deyim kısaltıldı, “dalyan gibi delikanlı” oldu:
Kara Veli dirler Hamlacıbaşı
Pekçe topuk vursa kırardı taşı
Aslı Egribozlu Yunana karşı
Şöyle âgaaz eylemişdir destâne
Dağ devirir dalyan gibi Ferhâdım
Nevhat civan değirmende ırgadım
Göklere sığmaz ger olsa kanadım
Bend eyledi bir nigâhı mestâne.
(Galatalı Hüseyin, Irgad Destânı)
Ahırkapu Dalyanı
(Thomas Allom'un gravüründen S. Bozcalı eli ile)
Beykoz Dalyanı
(Resim: Nezih)
Bebek Dalyanı
(Thomas Allom’un gravür ünden Sabiha Bozcalı eli ile)
Bebek Dalyanı
(Brideziden Bülend Şeren eli ile)
Theme
Location
Contributor
Sabiha Bozcalı, Nezih, Bülend Şeren
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM080366
Theme
Location
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Sabiha Bozcalı, Nezih, Bülend Şeren
Description
Volume 8, pages 4187, 4218-4223
Note
Image: volume 8, pages 4187, 4219, 4221, 4222
See Also Note
B.: Voli yeri; B.: Şire Dalyanları; Kurtağzı Dalyani; Çeşme Dalyan; B.: Çit Dalyanı; Büyükçekmece Dalyanı; B.: Balıkcı Güzeli, s. 2002-2003
Theme
Location
Contributor
Sabiha Bozcalı, Nezih, Bülend Şeren
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.