Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
DALGIÇ (Hasan)
Türkiyenin ilk ve tek bijuteri (yüzük, küpe, kolye, zincir, düğme vesâire) fabrikasını kuran bir iş adamı, hayata sıfırla atılıp muvaffak olmuş simâlardan; 1921 de Ankarada doğmuş dar gelirli bir âilenin oğlu olarak işe 12 yaşında iken yine Ankarada 1 lira gündelikle bir kuyumcu çırağı olarak atılmışdır. Geceli gündüzlü, tâtil günleri de çalışarak kuyumculuğu iyice öğrendikten sonra 1939 da 18 yaşında iken kendisinin dükkânını açmışdır; dört erkek kardeşini de yanına işçi olarak almışdır. 1941-1945 arasında askerlik görevini yaparken küçük kakmacı kuyumcu dükkânın kardeşlerine emânet etmiş; ve onlar dört sene sonra ağabeylerine dükkânını aynı zindelikde teslim etmişlerdir. İşlerini biraz daha geliştiren Hasan Dalgıç, 1951 de İtalya, Almanya, İsviçre ve Fransada meslekî bir tetkik gezisine çıkmış ve memlekete bir bijuteri fabrikası kurmak karârı ile dönmüşdür ve bu yolda ilk küçük atölyesini yine Ankarada Necatibey Mahallesinde açmışdır. İşinde prensibi, imalâtını imkân ölçüsünde ucuza mal etmek ve azamî titizlik ile temiz çıkarmak olmusdu; kısa zamanda firması Türkiye piyasasında tanındı ve tutuldu. Bunun üzerine atölyesini ham madde merkezi olan İstanbula nakletmeye karar verdi, 1955 de İstanbulda ikinci atölyesini açdı, bu işin istikbâli olduğunu kesin olarak gördüğünden gerekl...
⇓ Devamını okuyunuz...
Türkiyenin ilk ve tek bijuteri (yüzük, küpe, kolye, zincir, düğme vesâire) fabrikasını kuran bir iş adamı, hayata sıfırla atılıp muvaffak olmuş simâlardan; 1921 de Ankarada doğmuş dar gelirli bir âilenin oğlu olarak işe 12 yaşında iken yine Ankarada 1 lira gündelikle bir kuyumcu çırağı olarak atılmışdır. Geceli gündüzlü, tâtil günleri de çalışarak kuyumculuğu iyice öğrendikten sonra 1939 da 18 yaşında iken kendisinin dükkânını açmışdır; dört erkek kardeşini de yanına işçi olarak almışdır. 1941-1945 arasında askerlik görevini yaparken küçük kakmacı kuyumcu dükkânın kardeşlerine emânet etmiş; ve onlar dört sene sonra ağabeylerine dükkânını aynı zindelikde teslim etmişlerdir. İşlerini biraz daha geliştiren Hasan Dalgıç, 1951 de İtalya, Almanya, İsviçre ve Fransada meslekî bir tetkik gezisine çıkmış ve memlekete bir bijuteri fabrikası kurmak karârı ile dönmüşdür ve bu yolda ilk küçük atölyesini yine Ankarada Necatibey Mahallesinde açmışdır. İşinde prensibi, imalâtını imkân ölçüsünde ucuza mal etmek ve azamî titizlik ile temiz çıkarmak olmusdu; kısa zamanda firması Türkiye piyasasında tanındı ve tutuldu. Bunun üzerine atölyesini ham madde merkezi olan İstanbula nakletmeye karar verdi, 1955 de İstanbulda ikinci atölyesini açdı, bu işin istikbâli olduğunu kesin olarak gördüğünden gerekli büyük makinalarını da getirterek 1959 da atölyelerini kapadı ve İstanbulda Topkapusundaki Türkiyenin ilk ve tek bijuteri fabrikasını kurdu.
Bu iş adamını memleket efkârı umumiyesine tanıtan muharrir, Ümid Deniz olmuşdur, Hasan Dalgıç gazeteciye şunları söylemişdir:
“Evvelden piyasada 220 liradan satılan ithal malı renkli, eloksol (elektrikle okside edilmiş alüminyum) kolyeler, bizim fabrika faaliyete geçtikten sonra memlekete gelmez oldu. Zira biz aynı kalite malı 15-20 liraya mal ediyor ve birkaç lira farkı ile piyasaya sürüyorduk. Bir aralık Suriye ve Beyruttan kaçak mal getirtmeye kalkanlar da bu durum karşısında bu işden vaz geçtiler. Şimdi piyasada satılan bijuterinin mühim bir kısmı türk işçisinin şevk ve emeği mahsulüdür.”
“Fabrikamda 75 türk işçisi çalışıyor. Her sene işçilerime ikramiye verir yenilik ve çalışma gücünü arttıran hamleler yapan işçilerimi nakden mükâfatlandırırım. Bir iki seneye kadar müessesemi anonim şirket haline getirerek işçilerimi sermayesiz olarak bu firmaya ortak edeceğim. Nasıl olsa bir gün bu dünyadan göçüp gideceğiz, hiç olmazsa namımız, nişanımız kalsın.”
Ümid Deniz Hasan Dalgıçı tanıtan yazısına şunları ilâve ediyor:
“17 yaşında bir oğlu, iki de küçük kızı olan Hasan Dalgıç, oğlu Cengiz Dalgıç’ı da kendi mesleğinde yetiştiriyor. Kardeşlerini de kuyumcu ve birer dükkân sâhibi yapmış. Kuyumcu çıraklığından başlayıp fabrikatörlüğe yükselen bu çalışkan adamın Ankara’da, bir bağı, bahçesi, evi ve bir dükkânı, burada da bir katı, bir fabrikası ve bir otomobili ile 3 milyon lirası var.”
Bibl.: Ümid Deniz, Hayata sıfırdan başlamışlardı, Hürriyet Gazetesi, 1964.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM080350
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4208-4209
Bibliyografya Notu
Bibl.: Ümid Deniz, Hayata sıfırdan başlamışlardı, Hürriyet Gazetesi, 1964.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.