Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇUVAL
“Hububat, pirinç, şeker, un, kömür, sabun ve bunlara benzer şeyler koymağa mahsus okarak kaba yün, kınab veya pamuk dokumalardan yapılmış gaayet büyük torbanın adı” (Şemseddin Sâmi, Kaamûsu Türkî).
Dilimize aynı anlamda farsca “Cuval” isminden alınmış, fakat daimâ çuval diye söylenmişdir; yine farsca çuval dikmeğe mahsus ve “cuvaldûz” denilen iri dikiş iğnesine Türkçede “çuvaldız” denilmişdir.
Şeker fabrikaları ve büyük sabun imalâthaneleri mâmûlelrini piyasaya üzerinde müessese damgaları bulunan yeni çuvallarla sevk ederler. Zamanımızda türk şeker fabrikaları çuvalı yalnız toz şekerde kullanır olmuş; kesme şekerler paketlenerek sandıklar içinde sevk edilmektedir.
İstanbul piyasasına istihsal ve imâl yerlerinden patates, soğan, kuru fasulya, kuru yemişler, mangal kömürü (odun kömürü) kullanılmış eski çuvallarla gelir. İstanbulda bakkallardan çuval toplayarak küçük müstahsillere ve imalâtçılara toptan çuval satmak kârlı bir iş konusu ola gelmişdir. En partalları kömür çuvallarıdır.
İstanbulda sokak sokak dolaşan eski esvab ve şişe alıcılar da omuzlarında çuvallarla dolaşırlar ve topladıkları malları onlara tıkar doldururlar.
Kalaycı çırakları da kalaylanacak bakır kapları semtlerinin kapularından bir çuvala doldurup götürür, kalayladıktan sonra da yerlerine yine ayni şekilde getir...
⇓ Devamını okuyunuz...
“Hububat, pirinç, şeker, un, kömür, sabun ve bunlara benzer şeyler koymağa mahsus okarak kaba yün, kınab veya pamuk dokumalardan yapılmış gaayet büyük torbanın adı” (Şemseddin Sâmi, Kaamûsu Türkî).
Dilimize aynı anlamda farsca “Cuval” isminden alınmış, fakat daimâ çuval diye söylenmişdir; yine farsca çuval dikmeğe mahsus ve “cuvaldûz” denilen iri dikiş iğnesine Türkçede “çuvaldız” denilmişdir.
Şeker fabrikaları ve büyük sabun imalâthaneleri mâmûlelrini piyasaya üzerinde müessese damgaları bulunan yeni çuvallarla sevk ederler. Zamanımızda türk şeker fabrikaları çuvalı yalnız toz şekerde kullanır olmuş; kesme şekerler paketlenerek sandıklar içinde sevk edilmektedir.
İstanbul piyasasına istihsal ve imâl yerlerinden patates, soğan, kuru fasulya, kuru yemişler, mangal kömürü (odun kömürü) kullanılmış eski çuvallarla gelir. İstanbulda bakkallardan çuval toplayarak küçük müstahsillere ve imalâtçılara toptan çuval satmak kârlı bir iş konusu ola gelmişdir. En partalları kömür çuvallarıdır.
İstanbulda sokak sokak dolaşan eski esvab ve şişe alıcılar da omuzlarında çuvallarla dolaşırlar ve topladıkları malları onlara tıkar doldururlar.
Kalaycı çırakları da kalaylanacak bakır kapları semtlerinin kapularından bir çuvala doldurup götürür, kalayladıktan sonra da yerlerine yine ayni şekilde getirip dağıtırlar.
Bir iç donu ve gömlekçe soyunuk olarak çalışan kum ameleleri, başlarını kum serpintisinden korumak için dâimâ bir eski çuvalı, dip tarafını çökerterek başlık - kukulete yerine kullanılır.
Fırın uşakları da önlük olarak bir eski çuval kullanırlar.
Eski çuval parçaları hanlarda, otellerde, tahta bezi, taş bezi, hattâ paspas yerinde kullanılır.
Bağçivanlar, çiçekciler köklü fidanları toprağı ile çıkararak o topraklı kökü bir çuvala sarıp pazara getirirler.
Eski çuvallar yük arabacılarının elinde at örtüsü olur.
İstanbul hâneberduşlarının elinde ise çuval âdeta nîmet olur, üstüne büzüp yatarlar, üste çekilip yorgan olur.
Çuval İstanbul ağzı halk deyimlerine de girmişdir; ne kadar darda olsa da cebinde köşesinde parası veya para edecek bir şeyi olanlar anlamında: “Un çuvalı gibidir, tozar” denilir.
Büyük yalanların, suçların gizlenemeyeceğini anlatmak için de: “Mızırak çuvala sığmaz...” denilir.
Bildiği bir sırrı söylemek zorunda kalacağını beyan için ve ekseriyâ tehdid yollu: “Çuvalın ağzını açdırma bana...” denilir. Kıymetli dil bilgini Ferit Devellioğlu “Türk Argosu” isimli eserinde “Çuval ağzı açmak” deyimi için: “dikkatli bulunmak, uyanık olmak” diyor ve şu misâli veriyor: “Uyuma oğlum, çuval ağzı aç!...”
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM080287
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 8, sayfa 4184
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.