Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ÇULFAS (Adam)
Bu satırların yazıldığı tarihde İstanbulun içkili lokanta ve gazino garsonlarının pirî idi ve Ankara Caddesinde İstanbul Lokantasında çalışmakda idi; meslektaşları ve kendisini tanıyanlar arasında “Barba” diye meşhurdur.
Anadolu rumlarındandır; 1878 de Gümüşhanede doğmuşdur. Babası bir halı imalâthânesinde gündelikle çalışır işçi imiş; oğlunu iki yaşında yetim bırakarak ölmüş, on iki, on üç yaşına kadar avâre büyümüş; anasını da kaybedince büsbütün bîkes kalmış. Bir hayır sâhibi bu rum çocuğunu elinden tutup kaymakam beye götürmüş, himaye rica etmiş, o zat da: “Burada ne yapabiliriz ki... İstanbulda semtimizin bir bakkalı vardır, baba adam, oğlanı ona çırak gönderelim... İstanmul büyük yerdir, sürer, çıkar, hayatını kazanır.” demiş ve küçük Çulfasın eline bir mektup verip cebine de yol harçlığını koymuş, İstanbulda semti olan Beşiktaştaki bakkala çırak olarak göndermiş. Bakkal da yaşlı adammış, çıraklık işi yokmuş amma kaymakam beyin hatırı için yetimi üç yıl boğazı tokluğuna barındırmış, bir gün de:
— Oğlum, on beş yaşına geldin, artık cebin gündelik, para görmelidir, seni ahbabım bir kahveciye çırak vereyim!... demiş.
Çocuk Feriköyünde kahveci çırağı olmuş; bir yıl ateş gibi çalışmış... Böyle çırakların alıcısı çok olur, kahve müşterilerinden biri:
— Çulfas... demiş, Alman kulü...
⇓ Read more...
Bu satırların yazıldığı tarihde İstanbulun içkili lokanta ve gazino garsonlarının pirî idi ve Ankara Caddesinde İstanbul Lokantasında çalışmakda idi; meslektaşları ve kendisini tanıyanlar arasında “Barba” diye meşhurdur.
Anadolu rumlarındandır; 1878 de Gümüşhanede doğmuşdur. Babası bir halı imalâthânesinde gündelikle çalışır işçi imiş; oğlunu iki yaşında yetim bırakarak ölmüş, on iki, on üç yaşına kadar avâre büyümüş; anasını da kaybedince büsbütün bîkes kalmış. Bir hayır sâhibi bu rum çocuğunu elinden tutup kaymakam beye götürmüş, himaye rica etmiş, o zat da: “Burada ne yapabiliriz ki... İstanbulda semtimizin bir bakkalı vardır, baba adam, oğlanı ona çırak gönderelim... İstanmul büyük yerdir, sürer, çıkar, hayatını kazanır.” demiş ve küçük Çulfasın eline bir mektup verip cebine de yol harçlığını koymuş, İstanbulda semti olan Beşiktaştaki bakkala çırak olarak göndermiş. Bakkal da yaşlı adammış, çıraklık işi yokmuş amma kaymakam beyin hatırı için yetimi üç yıl boğazı tokluğuna barındırmış, bir gün de:
— Oğlum, on beş yaşına geldin, artık cebin gündelik, para görmelidir, seni ahbabım bir kahveciye çırak vereyim!... demiş.
Çocuk Feriköyünde kahveci çırağı olmuş; bir yıl ateş gibi çalışmış... Böyle çırakların alıcısı çok olur, kahve müşterilerinden biri:
— Çulfas... demiş, Alman kulübünden bir garson çocuk arıyorlar, gider misin? Hem aylığı dolgun, hem de Almanca öğrenirsin!...
Alman kulübünde de iki yıl çalışmış ve kulaktan dolma Almanca öğrenmiş... Oradan Tötonya kulübüne geçmiş, bir sene de orada çalışmış. Yaşı olmuş on yedi, on sekiz... Bu sefer önüne başka bir adam çıkmış:
— Seni zengin bir Fransız bankerin yazıhanesine yerleştireyim! demiş.
Çulfas meslek değiştirip Baron Vandörün yazıhanesine girmiş. Gözünü ve kulağını açıp bir yıl içinde de Fransızca ifadei merama muvaffak olmuş, Fransız Baronu memleketine giderken hizmetinden memnun olduğu Çulfası dostlarından İtalyan Sinyor Vicenzoya devretmiş. İki sene de bu İtalyan tüccarın yanında kalan Çulfaz hem Fransızvasını ilerletmiş ve hem de İtalyanca konuşmağa başlamış. Ve yaşı yirmi olmuştur; bir gün efendisinin bir hizmeti için koşarken önüne bir adam çıkmış:
— Çulfas!.. demiş.. Yazıhanede uşaklığın istikbâli yok, üç dil konuşuyorsun.. gel seni bir otele yerleştireyim.. hem aylık var, hem de kibar müşterilerden bol bol bahşiş!...
Delikanlı Büyükderede Paris Oteline girmiş. Bir yıl da orada çalışmış.
Sene 1900; Mıgırdiç Efendiye sağlık vermişler. Büyükdereden Tarabyaya, Tokatlıyana geçmiş. Öyle bir müessese ki yazın Boğaz sefası, kışın Beyoğlunda lüks hayat!... Üç yıl da böyle geçmiş; yine bir gün, Tokatlıyanın namlı müşterilerinden Mösyö Suliye.
— Çulfas!. Gel seni Konyaya Gar Otel ve Gazinosuna götüreyim, metrdotel yapayım!.. demiş.
Meslekte mühim terfi.. Genç adam Konya yolunu boylamış. Üç yıl da orada çalışmış; sene olmuş 1906.
Evlenmiş, karısı hastalanmış, hekim : “Konyanın havası gelmez. Deniz lâzım, deniz havası lâzım” diyince, İstanbula gelmiş. Eski kapılarında iş bulamamış. Yalova Otelinden çağırmışlar. Bir yıl da orada bulunmuş.
1908 den 1921 yılına kadar on üç sene ticaret işlerini tecrübe etmiş. Kazanmış; kaybetmiş. Bir türlü ipin iki ucunu bir araya getirememiş. Ve bir gün sermayeciğinin kediye yüklenmek üzere olduğunu görünce tekrar eski mesleğine, garsonluğa dönmüş, 1921 de Karaköyde Cenyo gazinosuna girmiş; 1923 de oradan Babıâli Caddesinin Sirkeci başında İştaynburuh lokanta ve gazinosuna geçmiş.
İşte Adam Çulfas, tam otuzbeş senedir, garson olarak hep aynı yerdedir. İştaynburuh elden ele geçmiştir; isim değiştirmiş, İstanbul Lokanta ve Gazinosu olmuştur, en son meşhur Pandelinin damadı Hıristo Usta ile Ali Dündarın himmetiyle birinci sınıf bir müessese olmuşdur. Müessesenin demirbaş eşyaları arasında ziruh bir varlık olarak Çulfas da “Baba” ünvaniyle patrondan patrona devredilmiştir.
Bu adamın iki oğlu olmuştur, biri 33 yaşında biri de 23 yaşında askerliğini yaparken kazada ölmüşlerdir. Bu iki büyük darbedir ki, başını iki omuzunun arasına çöktürmüştür; fakat titreyen bacaklarının üstünde, her gün sabahtan akşama kadar hâlâ çalışmaktadır.
İstanbul garsonlarında meslek aşkı şuuru olsa, ve Garsonlar Cemiyetinde bu yolda ön ayak olarak kimseler bulunsa Adam Çulfasın bir jübilesi yapılır, ve o gece, bütün İstanbul gazino ve içkili lokantalarındaki garsonlar, aldıkları bahşişleri bu meslek pîrine tekederler; ne kayb ederler? hiç; ne kazanırlar? mesleklerinin birlik kuvvetini. Adam Çulfas bu satırların yazıldığı sıra, 87 yaşında ve hâlâ iş başında idi (1965).
Adam Çulfas
(Resim: S. Bozcalı)
Theme
Person
Contributor
S. Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM080274
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
S. Bozcalı
Description
Volume 8, pages 4177-4178
Note
Image: volume 8, page 4177
Theme
Person
Contributor
S. Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.