Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇUHADAR, ÇUHADAR AĞA, RİKAB BAŞÇUHADARI AĞA
Osmanlı Sarayının Enderun teşkilâtında pâdişahın şahsî günlük hizmetleri ile görevli iç oğlanlarına “Enderun Ağaları”, “Enderun Gilmânı”, “Zülüflü Ağalar” denilirdi; hepsi dört koğuşa taksim edilmişler idi ki bu koğuşlarda aşağıdan yukarı “Seferli Koğuşlu”, “Kiler Koğuşu”, “Hazine Koğuşu” ve “Has Oda” isimlerini taşırdı (Bütün bu isimlere bakınız). İlk üç koğuş için tesbit edilmiş bir kadro yoktu; saraya “acemi ağa” ünvânı ile alınan bir oğlan önce Seferli Koğuşuna kaydedilir, tahsil, terbiye görerek, çeşidli saray hizmetleri öğrenerek koğuşdan koğuşa kıdem hakkı gözetilerek Has Odaya kadar yükselirdi.
Yalnız Has Odanın kadrosu 40 nefer zülüflü olarak tesbit edilmişdi, ne bir eksilir, ne bir artardı, yer boşalınca, Hazine koğuşunun en kıdemli ağası Has odaya alınırdı. Bu 40 nefer Hasodalı Ağa, bütün Enderun Ağalarının zâbiti bilinirdi; onların içinden de 8 neferli Enderûnun büyük zâbitleri idi, ve ayrı ayrı unvanları vardı, işte bu 8 nefer büyük zâbitin biri “Çuhadar Ağa” ünvanını taşırdı; mevki itibari ile bu sekiz Hasodalının en büyüğü, dolayısı ile bütün Hasodaların bütün Enderunun en büyük zâbiti “Silâhdar Ağa” idi; Çuhadar Ağalık da hemen onun altındaki kademe idi; Enderunda Hasodalı bu sekiz büyük zâbitin unvanları aşağıdan yukarıya şunlardır:
Biniş Peşkir Ağası, Köşe Peşki...
⇓ Devamını okuyunuz...
Osmanlı Sarayının Enderun teşkilâtında pâdişahın şahsî günlük hizmetleri ile görevli iç oğlanlarına “Enderun Ağaları”, “Enderun Gilmânı”, “Zülüflü Ağalar” denilirdi; hepsi dört koğuşa taksim edilmişler idi ki bu koğuşlarda aşağıdan yukarı “Seferli Koğuşlu”, “Kiler Koğuşu”, “Hazine Koğuşu” ve “Has Oda” isimlerini taşırdı (Bütün bu isimlere bakınız). İlk üç koğuş için tesbit edilmiş bir kadro yoktu; saraya “acemi ağa” ünvânı ile alınan bir oğlan önce Seferli Koğuşuna kaydedilir, tahsil, terbiye görerek, çeşidli saray hizmetleri öğrenerek koğuşdan koğuşa kıdem hakkı gözetilerek Has Odaya kadar yükselirdi.
Yalnız Has Odanın kadrosu 40 nefer zülüflü olarak tesbit edilmişdi, ne bir eksilir, ne bir artardı, yer boşalınca, Hazine koğuşunun en kıdemli ağası Has odaya alınırdı. Bu 40 nefer Hasodalı Ağa, bütün Enderun Ağalarının zâbiti bilinirdi; onların içinden de 8 neferli Enderûnun büyük zâbitleri idi, ve ayrı ayrı unvanları vardı, işte bu 8 nefer büyük zâbitin biri “Çuhadar Ağa” ünvanını taşırdı; mevki itibari ile bu sekiz Hasodalının en büyüğü, dolayısı ile bütün Hasodaların bütün Enderunun en büyük zâbiti “Silâhdar Ağa” idi; Çuhadar Ağalık da hemen onun altındaki kademe idi; Enderunda Hasodalı bu sekiz büyük zâbitin unvanları aşağıdan yukarıya şunlardır:
Biniş Peşkir Ağası, Köşe Peşkir Ağası, Baş Peşkir Ağası, Anahtar Ağası, Dülbend Ağası, Rikabdar Ağa, Çuhadar Ağa, Silâhdar Ağa.
Silâhdar Ağayı, Hasodalılar arasından padişahlar bizzat seçer, tâyin ederlerdi. Silâhdar olabilmek için yaş ve kıdeme bakılmaz idi, tek şart pâdişahın teveccühünü, muhabbetini, güvenini kazanmış olmak lâzımdı.
Başda Çuhadar Ağalık gelmek üzere Silâhdarlığın altındaki mevkilere ise ancak kıdem hakkı esası üzerine çıkılırdı.
Meselâ bir Silâhdar Ağa yüksek bir devlet vazifesi ile saraydan çıkdığında, Çuhadarağa Hemen Silâhdar olamazdı; onun silâhdar olabilmesi için, hasodalılar arasında pâdişahın sevdiği, beğendiği, silâhdarlığa getirmek istediği birinin bulunmaması lâzımdı. Fakat bir Çuhadar Ağa emekliye ayrılır veya saraydan devlet kapusuna çırağ edilirse (B.: Çırağ edilmek), Ribâbdar Ağa, hemen Çuhadar olur ve böylece kademe kademe boşalan yerler otomatik doldurulur, unvansız Hasodalıların en kıdemlisi de Biniş Peşkir Ağası olurdu.
Çuhadar Ağalık Enderûnu Hümayunda çok mühim bir mevki idi. Pâdişâhın sonsuz, mutlak yetkili vekili olan sadırâzamlar azledildikleri zaman, sadırâzamlık alâmeti olan “Mührü Hümayûn” u (Padişahın mührünü) o vezirden Çuhadar Ağa gidip alır, sadırâzam olan vezire de yine Çuhadar Ağa eliyle gönderilirdi. Eğer yeni bir sadırâzama Mührü Hümayûnu silâhdar Ağa götürür ise, o vezirin fevkalâde itimâdı sâhâneyi kazanmış bir zat olduğuna delil sayılırdı.
Sarayda yıllarca hizmet ve kıdemle ulaşılmış bir mevki olduğu için Çuhadar Ağa hemen daima 55-65 yaş arasında kimseler olmuşdur. Bundan ötürüdür ki Cuhadar Ağalar vazifelerinden ekseriya emeklilik ile ayrılırlardı, kendilerine refah temin edecek bir maaş bağlanırdı.
Cuhadar Ağanın vazifeleri şunlardı:
Cuma ve bayram namazları alaylarında, pâdişahın mâiyetinde dört koğuşa mensub zülüflü ağalardan kaç kişi bulunacak ise onları seçmek, seçdirmek ve alaylarda onların başında bulunmak; alaya yaya olarak katılır, pâdişahın atının sağında ve hemen üzengisi yanında yürürdü.
Kalabalık maiyetle mesire gezilerinde, sayfiye göçlerinde pâdişahın daima yanında bulunurdu. Fakat bahar, yaz ve güz aylarında sayfiye göçleri ve mesire gezileri sık sık yapıldığından, yaşlı Çuhadar Ağayı yormamak için, aynı işi görmek üzere bir “Rikab Başçuhadarlığı” ihdas edilmişdi ve bu zâbitliğe de kidem gözetilmeden sadece liyakat aranarak Hasodalılardan bir genç ağa tayin edilirdi. Padişahlar sayfiye göçlerine veya tenezzühe giderken, saray ananesince maiyetinde bulunması lâzım gelen Çuhadar Ağa ile Rikâbdar Ağa (B.: Rikâbdar Ağa) Topkapusu Sarayında bırakılır, onların yerine ayni vazifeleri görmek üzere Rikâb Başçuhadarı Ağa götürülürdü; ve o gezilerde, göçlerde, Enderunun aşağı koğuşları olan Hazine, Kiler ve Seferli koğuşlarından seçilen uzun boylu, eli ayağı düzgün, vechen güzel kırk nefer delikanlı da “Rikâb Çuhadarları” adı ile Rikâb Çuhadarının emrine verilirdi.
Bu rikâb çuhadarları delikanlılardan da biri “Pabuççu” biri de “Çizmeci” ünvanını alırdı (B.: Pabuççu, Çizmeci).
Rikâb Başçuhadarı Ağa ayrıca Bostancıbaşı Ağanın, Büyük ve Küçük Mirahur Ağaların, Kapucular Kethüdâsının pâdişah mâiyetindeki peyklerin, solakların, Filikai Hümayun Hamlacılarının, hülâsa Topkapusu Sarayının bütün dış hizmet ocaklarının da en büyük âmiri idi.
Fâtih Sultan Mehmed devrinden kalmış bir saray an’anesi olarak padişahlar sabah namazlarını Enderunun zülüflü ağaları ile beraber cemaatle kılarlardı (B.: Pâdişah). Çuhadar Ağa da, sarayın en büyük zâbitleri arasında mahfili hümâyun altında namaz kılardı.
Sarayın aşağı hizmet ocakları “Bostancı Ocakları” adı altında toplanmışdı (B.: Bostancı Ocakları), işlerine göre ayrı ayrı da isimleri vardı, hammallar ocağının adı “Heybeciler Ocağı” idi. Çuhadar Ağanın hizmetinde de “Heybeci” adı ile bir nefer bostancı hammal bulunurdu. Çuhadar Ağa Enderunda dolaşırken de önü sıra “Çuhadar Ağa Çakır salanı” denilen bir uşak yürürdü. Enderun ananesince zülüflü ağaların büyük zâbitlerden birinin yolu üstüne çıkması ayıp, saygısızlık bilinirdi, çakır salanı görenler hemen çekilip bir münasib yere gizlenirlerdi.
Bibl.: Tayyarzâde Atâ, Enderun Tarihi.
Başçuhadar, Yeniçeri Ağası Çuhadarı, Kaptan Paşa Çuhadarı
(Brindesi’nin resimlerinden Sabiha Bozcalı eli ile)
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM080239
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4159-4160
Not
Görsel: cilt 8, sayfa 4159
Bakınız Notu
B.: Çırağ edilmek; B.: Rikâbdar Ağa; B.: Pabuççu, Çizmeci; B.: Pâdişah; B.: Bostancı Ocakları
Bibliyografya Notu
Bibl.: Tayyarzâde Atâ, Enderun Tarihi.
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.