Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇORBACI
Yeniçeri Asker Ocağı teşkilâtında “Orta” denilen bir yeniçeri taburunun kumandanı; her gün askerin başında, askerle temas hâlinde en büyük zabit.
Bütün yeniçeri ocağı 196 orta = tabur idi, dolayısı ile bütün teşkilâtda 196 çorbacı vardı.
Çorbacılığa neferlikden kademe kademe yükselerek ulaşılırdı.
Bir ortanın beyni, kalbi, canı Çorbacı idi. Bütün emirler, çorbacılar toplanarak askere onlar vasıtası ile tebliğ edilirdi. Efrad sâdece çorbacılarının emrini dinlerlerdi. Bütün ihtilâllerde yeniçeriler daima çorbacılar vasıtası ile ayaklandırılmıştır. Ocağın büyük ağaları çorbacıları kendilerine bağlayamazlar ise hiç bir şey yapamazlardı. Çorbacılar ağız birliği edip “istemeyiz” diye ayak dirediler mi, ocağın en büyük kumandanı olan yeniçeri ağasını dahi yerinden attırırlar, hattâ bazan daha ileri gidip padişahtan ağanın başını dahi alırlardı. Meselâ İkinci Sultan Osmanı tahtından indiren yeniçeri ihtilâlinde, henüz on sekiz yaşındaki bu genç padişah saraydan kaçıp Ağakapusuna (Yeniçeri Ağalığı Sarayına) sığınmış, ve yeniçeri Ağası Kara Ali Ağa da Yeniçerilerin Aksaraydaki büyük kışlasına giderek bunu Çorbacılar ile Odabaşılara açmış, onlar da :“ Askeri toplayalım, kendiniz söyleyin, umarız ki, razı olurlar” demişlerdi. Halbuki hepsi Birinci Sultan Mustafa taraftarlarınca elde edilmişl...
⇓ Devamını okuyunuz...
Yeniçeri Asker Ocağı teşkilâtında “Orta” denilen bir yeniçeri taburunun kumandanı; her gün askerin başında, askerle temas hâlinde en büyük zabit.
Bütün yeniçeri ocağı 196 orta = tabur idi, dolayısı ile bütün teşkilâtda 196 çorbacı vardı.
Çorbacılığa neferlikden kademe kademe yükselerek ulaşılırdı.
Bir ortanın beyni, kalbi, canı Çorbacı idi. Bütün emirler, çorbacılar toplanarak askere onlar vasıtası ile tebliğ edilirdi. Efrad sâdece çorbacılarının emrini dinlerlerdi. Bütün ihtilâllerde yeniçeriler daima çorbacılar vasıtası ile ayaklandırılmıştır. Ocağın büyük ağaları çorbacıları kendilerine bağlayamazlar ise hiç bir şey yapamazlardı. Çorbacılar ağız birliği edip “istemeyiz” diye ayak dirediler mi, ocağın en büyük kumandanı olan yeniçeri ağasını dahi yerinden attırırlar, hattâ bazan daha ileri gidip padişahtan ağanın başını dahi alırlardı. Meselâ İkinci Sultan Osmanı tahtından indiren yeniçeri ihtilâlinde, henüz on sekiz yaşındaki bu genç padişah saraydan kaçıp Ağakapusuna (Yeniçeri Ağalığı Sarayına) sığınmış, ve yeniçeri Ağası Kara Ali Ağa da Yeniçerilerin Aksaraydaki büyük kışlasına giderek bunu Çorbacılar ile Odabaşılara açmış, onlar da :“ Askeri toplayalım, kendiniz söyleyin, umarız ki, razı olurlar” demişlerdi. Halbuki hepsi Birinci Sultan Mustafa taraftarlarınca elde edilmişlerdi, çorbacıların emriyle odabaşılar askeri Ali Ağa aleyhine hazırladılar, Ali Ağa bir merdiven başında askere hitap etmeğe başlar başlamaz.
— Hemen urun, söyletmen! diye bir ses yükseldi ve yeniçeri ağası derhal param parça edildi.
1686 ihtilâlinde Yeniçeri Ağası Harputlu Ali Ağa da, askeri Dördüncü Sultan Mehmed aleyhine ayaklandırmış olan çorbacıların teşviki ile padişah lehinde çalışmakla suçlandırıldı, o da askere hitab ederken:
— Bre anasını filân ettiğim Harput gâvuru! Bre söyletmen, urun!...
denilerek parçalandı, cesedi lokma lokma doğrandı.
İstanbulda bulunan yeniçeri ortaları semt semt büyük şehrin âsayiş ve inzibatına bakarlardı; çorbacı ağa, zabıta âmiri bulunduğu semtde bir hükümdar azameti ile dolaşırdı. Çorbacı ağaların halka karşı bu azamet ve gururu öylesine idi ki, halk ağzı tâbiri ile “bıyıklarını balta kesmez” idi.
Müverrih Ahmet Cevdet Paşa adını vermiyerek sadece “Yeniçeriler devrini görmüş” dediği bir zatın ağzından, bir meselede şefaat dileği ile huzuruna çıkılan bir yeniçeri ustasını (Usta, Çorbacının emrinde bir zabit, ortanın aşçıbaşısı) şöyle tasvir ediyor:
“Elbette müteallik bazı nefis hediyelerden bir bohça tertip edip Et Meydanı kışlasına gittik, binalarının manzaraları ve methalleri insana dehşet verecek büyük bir daireye gidip 31 inci cemaat ortasının ustası Hüseyin Ağanın odasını bulduk. Kapuda nöbet beklemekte olan karakollukçu ile izin aldıktan sonra huzura girdik. Uzunca boylu, köse sakallı, bakışı korkunç, sözü sert ve yüksek, fakat dilnüvaz bir adamdı. Hediyeye sevindi:
— Zahmet olmuş, hizmetiniz bizimdir... gibi şeyler söyledi, ve “Karakollukçu bre!” diye sayha eyledi ki, aklım başımdan gidiyordu. Karakollukçu kemâli tâzim ile titreyerek içeri girdikde: “Kahve ve şerbet!” diye bağırdı”.
Bir ustanın azameti bu olunca Çorbacının ne olacağını pekâlâ tahayyül edebiliriz.
Çorbacılar terfi edince “Katar Ağaları” denilen ocağın yüksek kumanda ve idâre kadrosuna alınırlar ve eğer bahtında varsa Yeniçeri Ağası da olurdu. Yalnız 56. Orta Çorbacısı, ki “Çardak Çorbacısı” denilir idi, bu çorbacılıkdan emekliye ayrıldı (B.: Çardak Yeniçeri Kolluğu, Çardak Çorbacısı).
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM080126
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4098-4099
Bakınız Notu
B.: Çardak Yeniçeri Kolluğu, Çardak Çorbacısı
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.