Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ÇOCUK, AZGIN ANALARIN KURBANI ÇOCUKLAR
Kocasını herhangi bir şekilde kaybettikten sonra bir oğlan çocuğu ile dul kalan kadın (adam ölmüş, yâhud çocuğu ile karısını yüzüstü bırakıp kaçmış veya kadını boşamış ve evlâdını aramayıp izini kaybetmiş olabilir) hâmisiz ve gelirsiz olursa hem kendisini geçindirmek, hem de çocuğunu yetiştirmek için çalışmak veya yeniden evlenmek zorundadır; fakat bu durumdaki kadınlar bir erkekle gayrimeşrû münasebetler kurar ise, ve oğlan anasının bu hâlinden hicab duyarsa, kadının yanından kaçar ve büyük şehrin hâneberduşları arasına düşer, ve pek kısa zamanda iffetini de kaybederek mahvolup gider; bu gibi çocuklar, ancak mesut tesâdüflerle âli himmetli adamların uzattığı el ile kurtulabilirler.
Dikim evinde çalışırken ve sokaklarda yalın ayak dolaşarak gazete satan 15 yaşında bir oğlu var iken 20 yaşında şehbaz bir tesviyeciyi çocuğun gözü önünde sözde koca diye evine alan ve kanlı mâcerası bu ansiklopedide tesbit edilmiş bir kadının benzerleri pek çoktur (B.: Ali, Tazı). 1945 de bir şeker bayramı günü Eminönü Meydanında yalınayak gazete satan Dilâver adında 15 yaşında bir çocuk, bayram için birikdirdiği parasının anası tarafından alınarak kadının süsüne harcandığını, ve o sabah yanında tanımadığı bir erkekle gördüğü anasının, Dilâveri gördüğü halde bir yabancı gibi geçip gittiğini anlatmış,...
⇓ Read more...
Kocasını herhangi bir şekilde kaybettikten sonra bir oğlan çocuğu ile dul kalan kadın (adam ölmüş, yâhud çocuğu ile karısını yüzüstü bırakıp kaçmış veya kadını boşamış ve evlâdını aramayıp izini kaybetmiş olabilir) hâmisiz ve gelirsiz olursa hem kendisini geçindirmek, hem de çocuğunu yetiştirmek için çalışmak veya yeniden evlenmek zorundadır; fakat bu durumdaki kadınlar bir erkekle gayrimeşrû münasebetler kurar ise, ve oğlan anasının bu hâlinden hicab duyarsa, kadının yanından kaçar ve büyük şehrin hâneberduşları arasına düşer, ve pek kısa zamanda iffetini de kaybederek mahvolup gider; bu gibi çocuklar, ancak mesut tesâdüflerle âli himmetli adamların uzattığı el ile kurtulabilirler.
Dikim evinde çalışırken ve sokaklarda yalın ayak dolaşarak gazete satan 15 yaşında bir oğlu var iken 20 yaşında şehbaz bir tesviyeciyi çocuğun gözü önünde sözde koca diye evine alan ve kanlı mâcerası bu ansiklopedide tesbit edilmiş bir kadının benzerleri pek çoktur (B.: Ali, Tazı). 1945 de bir şeker bayramı günü Eminönü Meydanında yalınayak gazete satan Dilâver adında 15 yaşında bir çocuk, bayram için birikdirdiği parasının anası tarafından alınarak kadının süsüne harcandığını, ve o sabah yanında tanımadığı bir erkekle gördüğü anasının, Dilâveri gördüğü halde bir yabancı gibi geçip gittiğini anlatmış, ve yavrucuk artık evine dönmeyi lûzumsuz görerek İstanbulun hâneberduşları arasına katılmışdır (B.: Dilâver).
Aşağıdaki satırları da Cumhuriyet Gazetesinden naklediyoruz:
“Aksarayda Vatan Caddesinde çimen trotuvarda gece uyumuş ve soğukdan donmak üzere 10 yaşında bir çocuk bulunmuş, Emniyet Müdürlüğüne baygın bir halde kaldırılmışdır. Orada üstündeki sırılsıklam esvab ve çamaşırları çıkarılarak bir soba başında kendine geldikten sonra adı Bülend Musa olan çocuk, annesini bulmak için Afyonkarahisardan İstanbula 19 günde yürüyerek geldiğini söylemiş ve hayat hikâyesini şöyle anlatmışdır:
— “Babam bir yıl önce öldü. O zamana kadar okula gidiyordum. Afyonluyum. Okumak benim en büyük isteğimdi. Fakat Allah babama fazla ömür vermemiş. Babam öldükten sinra her şey bitti. Annem birdenbire ortadan kayboldu. Başka birisine kaçmış olacak. Belki bulurum diye yola çıkdım. Köyden de İstanbulda oturan teyzemin adresini verdiler. Hep tren yolunu takip ediyordum. İki defa trene bindim. Fakat biletsiz olduğumdan beni trenden indirdiler. Tam 19 günde İstanbula geldim. Köyden verdikleri adresle Aksarayda teyzeme gittim. Fakat o da hayırsızmış, beni ancak bir gün evinde barındırdı. Şimdi buraya nasıl geldiğimi bilmiyorum. Okumak istiyorum. Artık anamdan nefret ediyorum. Beni bir yurda yerleştirin.” (Salâhattin Güler, Cumhuriyet Gazetesi, 1963).
Bülend Musa
(Resim: Sabiha Bozcalı)
Theme
Other
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM080067
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Sabiha Bozcalı
Description
Volume 8, pages 4059-4060
Note
Image: volume 8, page 4060
See Also Note
B.: Ali, Tazı; B.: Dilâver
Theme
Other
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.