Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇOCUK; AİLESİZ, KİMSESİZ ÇOCUKLAR
Büyük şehir İstanbul, içi tahammür hâlinde bir şarab fıçısı gibidir, gün geçmez sokaklarına, bataklarına, dârülnedvei haşarat olan türlü isim altında şenaat inlerine salkım salkım kimsesiz veya ev, yurd kaçkını çouklar atılır ve eğer tezine el uzatılıp kurtarılmazlarsa, başda iffetleri, namusları, bütün insanlık cevherlerini pek çabuk kaybederler; çocukluk tarâvet ve güzelliğinin en revnaklı çağlarında, sefâlet ve zillet çirki içinde fuhuş baziçesi olup ezilirler ve eroin, esrar ibtilâsı ile de cürüyerek bir posa hâline gelirler; dilleri bile değişir, argo konuşurlar. Bî bak, bî pervâ, İstanbul apaşları, hâneberduş âdembabalar (B.: Âdembaba) bu çocukların o mezellet ve sefâlet batağında sağ kalanlarından yetişir.
Gece yarısından sonra köprü altının eski geçidleri, köprü dubalarının üstü, bilhassa o mutlak sefâlete yeni düşmüş çocuklar için en kolay bulunur yatacak yer olduğundan, İstanbulda hâneberduş çocuklara “Köprüaltı Çocuğu” adı da verile gelmiştir; ve ekseriya eşirrâ tarafından oradan alınıp götürülerek bâzîçei hevesât olurlar.
Ailesiz, kimsesiz çocukları uygunsuz şehir eşkiyâsı pençesinden kurtarmak için girişilen teşebbüsler maalesef bir toplum yarasının önemi ile âhenkli ciddiyet ve sâbat ile devam ettirilmemişdir, bunun en acı misali, Atatürk devrinin vali ve belediye r...
⇓ Devamını okuyunuz...
Büyük şehir İstanbul, içi tahammür hâlinde bir şarab fıçısı gibidir, gün geçmez sokaklarına, bataklarına, dârülnedvei haşarat olan türlü isim altında şenaat inlerine salkım salkım kimsesiz veya ev, yurd kaçkını çouklar atılır ve eğer tezine el uzatılıp kurtarılmazlarsa, başda iffetleri, namusları, bütün insanlık cevherlerini pek çabuk kaybederler; çocukluk tarâvet ve güzelliğinin en revnaklı çağlarında, sefâlet ve zillet çirki içinde fuhuş baziçesi olup ezilirler ve eroin, esrar ibtilâsı ile de cürüyerek bir posa hâline gelirler; dilleri bile değişir, argo konuşurlar. Bî bak, bî pervâ, İstanbul apaşları, hâneberduş âdembabalar (B.: Âdembaba) bu çocukların o mezellet ve sefâlet batağında sağ kalanlarından yetişir.
Gece yarısından sonra köprü altının eski geçidleri, köprü dubalarının üstü, bilhassa o mutlak sefâlete yeni düşmüş çocuklar için en kolay bulunur yatacak yer olduğundan, İstanbulda hâneberduş çocuklara “Köprüaltı Çocuğu” adı da verile gelmiştir; ve ekseriya eşirrâ tarafından oradan alınıp götürülerek bâzîçei hevesât olurlar.
Ailesiz, kimsesiz çocukları uygunsuz şehir eşkiyâsı pençesinden kurtarmak için girişilen teşebbüsler maalesef bir toplum yarasının önemi ile âhenkli ciddiyet ve sâbat ile devam ettirilmemişdir, bunun en acı misali, Atatürk devrinin vali ve belediye reislerinden merhum Muhidin Üstündağ’ın kendi eliyle kurub yine kendi eliyle kapamak mecburiyetinde kaldığı “Kimsesiz Çocukları Koruma Yurdu” dur (B.: Kimsesiz Çocukları Koruma Yurdu).
Büyük İstanbulun bu derdi çok eskidir; on yedinci asrın büyük yazarı Evliya Çelebi, meşhur seyyahatnâmesinin İstanbula tahsis edilmiş birinci cildinde, devrinin kimsesiz çocuklarından “Hîzan Dilberân” (Dilber Kötüoğlanlar) adı altında bahsederek şunları yazıyor: “500 neferdir. Bunlar bir alay haneberduş hîzan eclâfdır ki, kendi kadir ve kıymetlerini bilmeyub Babullukda, Fundada, Kumkapuda, Sambolada, Meydancıkda, Kilise ardında, Tatavlada vesair fisk mahallelerinde sürü sürü gezib boğazı tokluğuna seyd olunur iken sübaşının eline düşub defterli olurlar; ahvallerini tahrir ve tavsifden kalem utanır; bunları sübaşı bilir gayrileri bilmez.”
1893 Viyana Muhâsarası Bozgunundan sonra İdtanbulun bu kimsesiz hâneberduş çocukları bâzı kalenderler tarafından garib bir tarikat nizâmı altında toplanmış ve İstanbulun meşhur Külhan Beyleri teşkilâtı kurulmuşdur (B.: Külhan Beyleri); bu apaşlar tarikatı Tanzimât (Uyanık mutlakiyet) devrine kadar bir asırdan fazla devam etmişdir.
Tanzimattan zamanımıza kadar, kimsesiz haneberduş çocuklar gazetelerde ve resimli magazinlerde acı sohbet veya sefâlet röportajı konusu olmuş; ibretle ve hüzünle seyredilen resimler yayınlamışdır. Fakat yazıların içinde, katıksız görgüye dayanan ve mesele üzerinde fikirleri olan tek esere rastlamadık. Bir kısmı refah içinde yaşayıp sefalet edebiyatı yapan, muhayyel kimsesiz çocuğunu, (ki muhakkak güzeldir, civanmerddir, çok çok zekidir) okuyucularına sevdirmeye çalışan acemi kibar kalemlerden çıkmışdır; bir kısmı da, sathî görüşden, satırları arasına bir takım argo kelime ve deyimler katmakdan ileri gidememişlerdir; hattâ “boğazı tokluğuna avlanırlar” ve “ahvalleri tahlil ve tavsifden kalem utanır” diyen Evliyâ Çelebi kadar hakikatci olamamışlardır. İşini çok iyi bilen bazı basın fotoğrafçıları tarafından sokaklarda, sabahçı kahvehanelerinde ve hamamlarda tesbit edilmiş ve gazetelerde ilgilileri ikaz notları yayınlanmış resimler arasında çok kıymetli vesikalar vardır. İstanbul ahlâk zâbıtasının da bu konu üzerinde, cemiyet ilmi yönünden ciddî bir etüdü bulunduğunu zannetmiyoruz; belki cinsî sapıklık yolunda bir cinâyet karşısında kaatili tez elden meydana çıkarabilmek için, parmak izleri ile bir sicil defteri mevcuddur.
1958 de İstanbul Valisi bulunan Mümtaz Tarhan İstanbulda 15.000 hâneberduş çocuk bulunduğunu resmen ifade etmiştir; o günden bu yana, bu çocukların kurtarılması için devlet gücü harekete geçmediği için, bu rakamın çok daha kabardığı muhakkakdır; yine 1958 de İstanbulda “Cemiyetin kaybettiği 15.000 hâneberduş çocuğun kurtarılması için bir sanâyi sitesi kurulacak ve bu çocuklar orada kalifiye işçi olarak yetiştirilecek” şeklindeki haber de bir hayalden ileri geçememiştir.
Köprüaltında uyuyan çocuklar
(La Turque Kemalistde çıkmış bir fotoğrafdan Sabiha Bozcalı eli ile)
Kaldırım taşları üzerinde uyuyan çocuk
(Fotoğrafdan Sabiha Bozcalı eli ile)
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM080066
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4057-4059
Not
Görsel: cilt 8, sayfalar 4058, 4059
Bakınız Notu
B.: Âdembaba; B.: Kimsesiz Çocukları Koruma Yurdu; B.: Külhan Beyleri
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.