Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇOBAN (Mustafa)
1964 yılında 24 yaşında fabrika işçisi bir kaatil; büyük şehrin ayak takımı arasında bediî ve fikrî meşgale yoksulluğu dolayısile günlük hayatın tek kıymeti ve zevki cinsî duygu ve hırslardır ve bu yüzden İstanbulda, usta kalemler elinde roman konusu olacak cinayetler işlenir; Mustafa Çoban böyle bir cinayetin fâilidir.
1960 yılında çalışdığı fabrikada 17 yaşında Saliha Arabacı adında çok güzel bir işçi kız görerek sevmiş ve ailesi Kemerburgaz’ın Göktürk köyünde oturan bu güzel kızla nişanlanmışdır; fakat nikâh aktedilmeden, Taşlıtarlada Dörtyol Mahallesinde Gülseren Sokağında 3 numaralı ve tek odadan ibaret bir gece konduda yerleşerek karı koca gibi yaşamaya başlamışlardır ve böylece dört yıl geçmişdir. Bu arada işinden çıkarılmış olan Mustafa Çoban, nişanlı - metresinin âilesinin oturduğu Kemerburgazda yeni bir iş bulmuş, Taşlıtarladaki odalarında bırakdığı güzel Sabihanın yanına haftada bir gün gidebilmiştir. Aradan bir müddet geçince Sabihanın bâzı hallerinden şüphelenmeye başlamış, bu şüpheler dışarda duyduğu bazı dedikodular da eklenince 1964 yılı temmuzu ortalarında bir gece vakit evine giderek genç ve güzel kadını boğarak öldürmüşdür; o geceyi, ertesi günü ve ertesi geceyi odasına kapanarak ölünün yanında geçiren kaatil, ikinci günün sabahı Kemerburgazın Göktürk Köyüne gi...
⇓ Devamını okuyunuz...
1964 yılında 24 yaşında fabrika işçisi bir kaatil; büyük şehrin ayak takımı arasında bediî ve fikrî meşgale yoksulluğu dolayısile günlük hayatın tek kıymeti ve zevki cinsî duygu ve hırslardır ve bu yüzden İstanbulda, usta kalemler elinde roman konusu olacak cinayetler işlenir; Mustafa Çoban böyle bir cinayetin fâilidir.
1960 yılında çalışdığı fabrikada 17 yaşında Saliha Arabacı adında çok güzel bir işçi kız görerek sevmiş ve ailesi Kemerburgaz’ın Göktürk köyünde oturan bu güzel kızla nişanlanmışdır; fakat nikâh aktedilmeden, Taşlıtarlada Dörtyol Mahallesinde Gülseren Sokağında 3 numaralı ve tek odadan ibaret bir gece konduda yerleşerek karı koca gibi yaşamaya başlamışlardır ve böylece dört yıl geçmişdir. Bu arada işinden çıkarılmış olan Mustafa Çoban, nişanlı - metresinin âilesinin oturduğu Kemerburgazda yeni bir iş bulmuş, Taşlıtarladaki odalarında bırakdığı güzel Sabihanın yanına haftada bir gün gidebilmiştir. Aradan bir müddet geçince Sabihanın bâzı hallerinden şüphelenmeye başlamış, bu şüpheler dışarda duyduğu bazı dedikodular da eklenince 1964 yılı temmuzu ortalarında bir gece vakit evine giderek genç ve güzel kadını boğarak öldürmüşdür; o geceyi, ertesi günü ve ertesi geceyi odasına kapanarak ölünün yanında geçiren kaatil, ikinci günün sabahı Kemerburgazın Göktürk Köyüne gitmiş, nişanlı - metresinin anasına: “Kızını çok seviyordum, fakat bana oyun oynadı, ben de onu nihâyet öldürdüm, gidip cenâzesini kaldırın...” demiş ve ormana kaçmışdır, bir gün sonra da motorlu polis ekibi tarafından o civarda Pirincci köyünde kahvehânede oturur iken yakalanmışdır.
Cinâyetin görgü şâhidi yoktur; kaatil polisde ve mahkemede şunları söylemişdir:
“Ben, Sabiha Aıabacı ile dört seneden beri nikâhsız olarak oturuyordum. Çok arzu etmemize rağmen bir türlü nikâh yaptıramamıştık. Kendisinden ancak dokuz ay yaşayan Şengül adında bir kızım oldu, Sabiha ondan sonra iki sefer daha gebe kaldı, fakat çocukları düşürdü. Haftada bir de eve uğruyordum. Etraftan duyduğum dedikodular yüzünden Sabiha’dan şüphelenmeğe başladım. Vak’a gecesi saat 1.30 da eve gittim. Açılan kapıdan girerken bir adam bana çarparak dışarı fırladı. Sabihaya adamın kim olduuğnu sorduğum zaman bana: — Sana ne?... diye sert ve haşin bir cevap verdi. İki elimle boğazını sıkmaya başladım. Biraz sonra hırıltıları kesildi ve Sabiha cansız yere düştü. Elbisesinin kuşağı ile de son defa boğazını iyice sıktığımı tahmin ediyorum.”
Bu satırların yazıldığı sırada, gazetelerin “orta boylu, kumral ve hayli yakışıklı bir genç” diye târif ettikleri Mustafa Çobanın muhâkemesi savcının idam talebi ile devam etmekte idi (Ekim, 1964).
Mustafa Çoban ve S. Arabacı
(Resim: S. Bozcalı)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
S. Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM080038
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
S. Bozcalı
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4046-4047
Not
Görsel: cilt 8, sayfa 4047
Tema
Kişi
Emeği Geçen
S. Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.