Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÇİTLENBİK AĞACI
Bin yıldan fazla yaşayabilen bu ağaç, İstanbulun yollarını, mezarlıklarını, cami ve mescid, tekke avlularını gölgelendirme, renklendirme ve süsleme büyük şehrin kıymetlerinden olmuşdur. Türkiyede en yaşlı çitlenbik ağacı Hatayda Yako köyünde Yunus Peygamberin türbesi önündeki ağaçdır ki iki bin yaşında olduğu tahmin edilmişdir; yalnız oralarda çitlenbiğe “dardağan” denir, arablar da “meyis” yahud “mas” derler.
Sıcak ve ılık iklimler ağacıdır, memleketimizin hemen her yerinde vardır, fakat en rahat ve iyi gelişdiği çevrelerden biri de İstanbuldur.
İri, ak, kaygan gövdesinin tepesinde yeşil bir ağaç kümesi gibi sıralanan dalları, yaprakları arasında yoksul kılıklı oğlancıkların oynaşdığını, ağacın yemişi olan çitlenbiği toplamak için savaştığını mevsiminde sık sık görürüz. Onun esnek olan dalları, çabuk soyulan kabukları, yumuşak yaprakları çocuklar için, çeşitli oyunların, oyuncakların ilk maddesi olur. Çarşı ve pazarda satılmıyacak kadar değersiz olan yemişleri yukarda belirttiğimiz çocuklar için bir çerezdir. Bu bakımdan İstanbulun fakir semtlerinin, mezarlık yakınlarının küçüğü büyüğü çitlenbiği tanır.
Serpildiği zaman dev gibi boy gösterenleri bulunan çitlenbik ağacının meyvesi ne kadar garibdir ki, bezelya dânesi büyüklüğündedir. Bu yemiş önce yeşil, sonra portakal sarısı, da...
⇓ Devamını okuyunuz...
Bin yıldan fazla yaşayabilen bu ağaç, İstanbulun yollarını, mezarlıklarını, cami ve mescid, tekke avlularını gölgelendirme, renklendirme ve süsleme büyük şehrin kıymetlerinden olmuşdur. Türkiyede en yaşlı çitlenbik ağacı Hatayda Yako köyünde Yunus Peygamberin türbesi önündeki ağaçdır ki iki bin yaşında olduğu tahmin edilmişdir; yalnız oralarda çitlenbiğe “dardağan” denir, arablar da “meyis” yahud “mas” derler.
Sıcak ve ılık iklimler ağacıdır, memleketimizin hemen her yerinde vardır, fakat en rahat ve iyi gelişdiği çevrelerden biri de İstanbuldur.
İri, ak, kaygan gövdesinin tepesinde yeşil bir ağaç kümesi gibi sıralanan dalları, yaprakları arasında yoksul kılıklı oğlancıkların oynaşdığını, ağacın yemişi olan çitlenbiği toplamak için savaştığını mevsiminde sık sık görürüz. Onun esnek olan dalları, çabuk soyulan kabukları, yumuşak yaprakları çocuklar için, çeşitli oyunların, oyuncakların ilk maddesi olur. Çarşı ve pazarda satılmıyacak kadar değersiz olan yemişleri yukarda belirttiğimiz çocuklar için bir çerezdir. Bu bakımdan İstanbulun fakir semtlerinin, mezarlık yakınlarının küçüğü büyüğü çitlenbiği tanır.
Serpildiği zaman dev gibi boy gösterenleri bulunan çitlenbik ağacının meyvesi ne kadar garibdir ki, bezelya dânesi büyüklüğündedir. Bu yemiş önce yeşil, sonra portakal sarısı, daha olgunlaşınca da esmer ve kara bir renk alır. Bu kararma yemişin etli derisinde olur. Derinin altında, sertçe odunun katı gelir. Onun içinde de kendine göre bir tadı olan tohum vardır. Bu yağlı bir çitlenbik içindir. Çitlenbik danesi ağızda dişlerle çiğnenerek yenir.
İstanbul hanımları çitlenbik yemişine benzeterek, küçük esmer çıtır pıtır kız çocuklarına da “Çitlenbik”, “Çitlenbik gibi” derler; sevgi ve beğenme duygusu taşır.
Çitlenbik bir kültür ağacı olmaktan çok, bir orman ve süs ağacıdır. Türkiyedeki çitlenbik topluluklarının bir orman karakteri taşıdığı görülmez. Çitlenbik ağacı da odun kereste bakımından önemlidir. Ağacın lifleri uzun olduğu için yarma işlerinde, kasnak kutu imâlinde tercihlidir. Ağacın kökünden, kabuğundan sarı boya yapılır. Yaprağı iyi bir hayvan yemidir. Bu durumdan ötürü çitlenbik ağaçları tetar şeklinde budanarak işletilir.
Çitlenbiğin yaprakları da tohumları gibi tuhafcadır. Ucu ok gibi sivri, yaprağın kenarı dişli, sapına doğru yaprak şişkindir. Yaprağın orta damarı yaprağı tamamen iki eşit parçaya ayırmayıp biraz yanpiridir. Soydaşı kara ağacın yaprağı gibi bu da yanıçtır.
Çitlenbik “Ulmaceae”, familyasındandır. Cins adı “Celtis L.” dir. Bu cinsin 70 kadar nevi vardır. Türkiyedeki neviler: Âdi Çitlenbik, Kafkas Çitlenbiği, Doğu Çitlenbiği’dir. Eskiden Ulmaceae familyasına “Taun Fasilesi” derlerdi. Taun, doğuda Sivas yörelerinde çitlenbiğe verilen addır.
Çitlenbiğe Anadoluda çok çeşitli adlar takılmıstır: cırtlık, çitlik, cöhre, çöğre, dağam, dağan, dağağan, dağdağan, dağım, dağın, dagum, dardağan, dardahan, dargın, dargun, darun, daun, dav, dıgdıgan, digdiğen, doğdoğan, dogun, dağun.
Bu adların bazılarının birbirine çok yakın olduğu ancak bir söyleme değişikliği olduğu görülür.
Çeşitli adları olan çitlenbiği tanıtırken bazı sözlüklerin bu adı hiç almadığını, bazılarının da yanılmış olduklarını görüyoruz. Bunlardan biri de Türk Dil Kurumunun çıkardığı Türkçe Sözlük’de görülür. Burada Çitlenbik kelimesinin karşılığı bir nevi sakız ağacı diye açıklanmış ise de bu doğru değildir. Çitlenbiğin lâtince cins adı “celtis”, sakız ağacının “pistacia” dır. Bu yanlışlık halk ağzından derleme kılavuzlarında da vardır. Öyle sanırım ki melengiçin bir adı olan çıtlık ile çitlenbik karıştırılmıştır.
Çocukluğumuzun, hayatımızın içine karışan, asırlarca yaşayan ağaçlarımızı bile sözlüklerimizin hiç almaması, alanların ise yanlış yazması herhalde üzücü bir şeydir.
Kerim YUND
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Kerim Yund
Kod
IAM080006
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 8, sayfalar 4038-4039
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.