Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
GEBE KADINLAR
“Gebe; karnında bulunan kadın yahud dişi hayvan” (Ş. Sami, Kaamûsi Türkî).
Yakın zamanlara kadar İstanbul’da orta ve kibar tabaka kadınları gebeliklerini hissettikleri zaman gurur ve iftiharla karışık bir hicab duyarlardı; eğer fark etmemişlerse, kocalarına, analarına ve kaynanalarına çok yakın bir mahrem arkadaşı tarafından haber verilirdi.
Gebe kadınlar sokağa çıkmazlardı; karısının gebeliğini öğrenen koca, hâline ve kudreti ölçüsünde onu bir hediye ile taltif ederdi, ya kıymetli bir kumaşdan esvablık, yahud bir mücevher alırdı; sevimli saf delişmenliği ile meşhur Üsküdarlı bir Dudu (Tûtî) Hanımın, oğlu Şirketi Hayriye memurlarından Halil Efendiye şirin bir hitâbıdır:
— Halil oğlum, hatırlarsın ya.. ben sana gebe iken baban mâvi Üsküdar Çatmasın bir entâri yapdırmışdı, ne kadar yakışmışdı.. demişdir.
Ayak takımı ise bilâkis gebeliği bir kadınlık nümayişi bilirler idi; kalabalıkca yerlerde: “Ben iki canlıyım!..” diyerek âdeta bir hürmet, istisnâî bir muamele isterlerdi.
Aşırı muhâfazakâr ve herkese dil uzatır yaşlı kadınlar da sokakda bir gebe kadın gördükleri zaman yanında bulunanlara:
— Ayıp ayol.. karnı burnunda tâzeyi ne çıkardınız sokağa!.. diye azarlarlardı.
İstanbul’da çingen karılar için de gebelik, kol sallayarak ve kaykıla kaykıla yürüyerek bir nümâyiş vesilesi olagelm...
⇓ Read more...
“Gebe; karnında bulunan kadın yahud dişi hayvan” (Ş. Sami, Kaamûsi Türkî).
Yakın zamanlara kadar İstanbul’da orta ve kibar tabaka kadınları gebeliklerini hissettikleri zaman gurur ve iftiharla karışık bir hicab duyarlardı; eğer fark etmemişlerse, kocalarına, analarına ve kaynanalarına çok yakın bir mahrem arkadaşı tarafından haber verilirdi.
Gebe kadınlar sokağa çıkmazlardı; karısının gebeliğini öğrenen koca, hâline ve kudreti ölçüsünde onu bir hediye ile taltif ederdi, ya kıymetli bir kumaşdan esvablık, yahud bir mücevher alırdı; sevimli saf delişmenliği ile meşhur Üsküdarlı bir Dudu (Tûtî) Hanımın, oğlu Şirketi Hayriye memurlarından Halil Efendiye şirin bir hitâbıdır:
— Halil oğlum, hatırlarsın ya.. ben sana gebe iken baban mâvi Üsküdar Çatmasın bir entâri yapdırmışdı, ne kadar yakışmışdı.. demişdir.
Ayak takımı ise bilâkis gebeliği bir kadınlık nümayişi bilirler idi; kalabalıkca yerlerde: “Ben iki canlıyım!..” diyerek âdeta bir hürmet, istisnâî bir muamele isterlerdi.
Aşırı muhâfazakâr ve herkese dil uzatır yaşlı kadınlar da sokakda bir gebe kadın gördükleri zaman yanında bulunanlara:
— Ayıp ayol.. karnı burnunda tâzeyi ne çıkardınız sokağa!.. diye azarlarlardı.
İstanbul’da çingen karılar için de gebelik, kol sallayarak ve kaykıla kaykıla yürüyerek bir nümâyiş vesilesi olagelmişdir.
Zamanımızda Kasımpaşa’da tamamen yankesiciler tarafından iskân edilmiş Hacıhüsrev Mahallesi (Hacıhüsam Mahallesi) karıları, gebelik hâli mel’un ve pis mesleklerine yardım ettiğinden, zincirleme gebe kalırlar (B.: Hacıhüsrev Mahallesi, Yankesici).
Edebiyatımızda, kenarın yosması güzel bir kızın iğfâl edilerek gebe kalması üzerine bir vak’a, Hüseyin Rahmi tarafından “Hayattan Sahneler” isimli eserinde nakledilmişdir; Sürtük Hâcer ve yanında kızı Hürmüz, “Hürmüz kaşlı gözlü, akça fakat pakça değil, genc irisi kirli bir kız, yeldirmesini rüzgâr savurdukça mevzun, dolgun, beyaz baldırlarını göstererek, çıplak kuvvetli topuklarının altında şıpıdıklarının ökçelerini eze eze..” yürür; kale duvarları dışında bir çingene kulübesi önünde yaşlı bir çingene karısı ile konuşurlar:
— ...
— Yanımda genç kız var, yüzü gözü açılır, böyle şeyler öğrendiğini istemem..
— Sen öğretmez isen yarın elin oğlu ona öğretir.. O senin kızın mı?
— Kızım..
— Güzel mâşallah.. ama o her şeyi öğrenmiş gitmiş..
— Saçmalama bunak çingene.. nur gibi kız oğlan kız evlâdıma iftirâ mı atıyorsun..
— Neye iftirâ edeyim.. onun kızlığı damda kalmış.. çokdan kan olmuş.. hem de gebe!.
— Parmaklarımı ağzına sokunca çürük salaşpur gibi ayırıveririm..
— Ayıracaksan kızınınkini ayır.. ben sana dedim bir lâf, doğru mu, eğri mi sonra anlarsın.. altmışlık çingene karısıyım.. hem ebeyim.. dediğim çıkmazsa ellerimi bileklerimden keserim...
Eski Osmanlı sarayında câriyeler padişah veya şehzâde koynuna, çok dikkatli muayeneden sonra bâkire olarak konulurdu, gebe kaldıkları zaman da nikâh kıyılır ve “Haseki” unvanını alırlardı, saray istilâhında zevce anlamındadır.
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM110460
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 11, pages 6047-6048
See Also Note
B.: Hacıhüsrev Mahallesi, Yankesici
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.