Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
GALATA OTELLERİ
Misâfirhâne hanlar yerine İstanbulda ilk oteller XIX. yüzyıl ortalarına doğru önce Galatada, sonra Beyoğlunda, ve İstanbulda da Sirkeci semtinde açıldı. Otelin handan farkı, hanlara inenler kendi yataklarını da alıp getirir ve sâdece boş bir oda kiralar iken, otelde misâfire oda ile birlikte bir de yatak kiralanmasıdır (B.: Han; Otel).
İlk Galata Otelleri çoğunlukla rumlar ve şarkda daha kolay para kazanmayı tahayyül etmiş avrupalılar, bilhassa italyanlar, polonyalılar, fransızlar tarafından açılıp işletilmiş, ve misâfirlerinin her hareketine göz yumulur, hattâ bâzan çeşidli fuhuş yollarında istedikleri, otel idârecileri ve müstahdemleri tarafından temin edilir, müstahdemler arasında kaşı gözü yerinde olanlar sapık taleblere kendilerini bile arz ederlerdi (B.: Fuhuş, cild 11, sayfa 5855). Elbette ki o kıratdaki otellerin yataklarında da temizlik aranmayacakdı, pis yerlerdi.
İlk Galata Otellerinin isimleri de yabancı idi ve bilhassa rum otelciler, otel misâfirlerinin yabancılar olacağı düşüncesi ile o yabancı isimleri tercih ederek kullanırlardı; “Hotel de Marseille - Marsilya Oteli”, “Hotel des Marins - Gemiciler Oteli”, “Hotel de Voilier - Yelkenli Gemi Oteli” gibi isimler.
Ahmed Midhat Efendi “Dürdâne Hanım” isimli romanında, romanın kahramanı olan Ulviye Hanımı “Acem Ali Bey” ...
⇓ Devamını okuyunuz...
Misâfirhâne hanlar yerine İstanbulda ilk oteller XIX. yüzyıl ortalarına doğru önce Galatada, sonra Beyoğlunda, ve İstanbulda da Sirkeci semtinde açıldı. Otelin handan farkı, hanlara inenler kendi yataklarını da alıp getirir ve sâdece boş bir oda kiralar iken, otelde misâfire oda ile birlikte bir de yatak kiralanmasıdır (B.: Han; Otel).
İlk Galata Otelleri çoğunlukla rumlar ve şarkda daha kolay para kazanmayı tahayyül etmiş avrupalılar, bilhassa italyanlar, polonyalılar, fransızlar tarafından açılıp işletilmiş, ve misâfirlerinin her hareketine göz yumulur, hattâ bâzan çeşidli fuhuş yollarında istedikleri, otel idârecileri ve müstahdemleri tarafından temin edilir, müstahdemler arasında kaşı gözü yerinde olanlar sapık taleblere kendilerini bile arz ederlerdi (B.: Fuhuş, cild 11, sayfa 5855). Elbette ki o kıratdaki otellerin yataklarında da temizlik aranmayacakdı, pis yerlerdi.
İlk Galata Otellerinin isimleri de yabancı idi ve bilhassa rum otelciler, otel misâfirlerinin yabancılar olacağı düşüncesi ile o yabancı isimleri tercih ederek kullanırlardı; “Hotel de Marseille - Marsilya Oteli”, “Hotel des Marins - Gemiciler Oteli”, “Hotel de Voilier - Yelkenli Gemi Oteli” gibi isimler.
Ahmed Midhat Efendi “Dürdâne Hanım” isimli romanında, romanın kahramanı olan Ulviye Hanımı “Acem Ali Bey” adı altında genc ve yakışıklı bir erkek kıyafetinde dolaşdırır (B.: Dürdâne Hanım, cild 9, sayfa 4827); sahte genc erkek bir galata meyhânesinde tanıştığı ve ahbab olduğu Çerkes Sohbet adında mahbushâneye girmiş çıkmış zeberdest ve çehreli bir genc sandalcı ile bir gece bir Galata otelinde yatırır; romancının o otel misâfirliği üzerine yazdığı satırlar, o devrin Galata otellerinin mâhiyetini gösterme bakımından çok mühimdir:
“... Galatada ....... Hoteline vardılar. Hotelin umum için gazino ittihaz edilen yerinde oturmayıp kendilerine bir oda açdırdılar. Galatayı sındırmış olan Sandalcı Sohbet bu hotelde de mâruf idi. Böyle bir yerde Sohbetin yanında bir de güzel delikanlı bulunmasına ne mânâ verileceğini izaha lüzum yokdur. Fakat o şübhe uzun sürmedi, içkileri, yemekleri emrederken delikanlının kese sahibi bir mirasyedi olduğuna hükmedildi, adının da Acem Ali Bey olduğu öğrenilince, onun da ismi Galatada duyulmaya başlamışdı, bütün şübheler ortadan kalkdı.
“İçmeye başladılar ve yarım saat sonra gök kandilleşdiler, odalarına birkaç âşifte getirildi, onlar ile de haylice içildi.
“... nihâyet karıları savdılar ve soyunarak aynı odada iki ayrı yatağa girip yattılar...”.
Ahmed Midhat Efendinin kendine has edâ ile Sandalcı Sohbetin hâlini tasviri şu hakikati verir ki, odasında işret edilebilen, ve işret sofrasına iki de kadın getirilebilen o otelde, aynı odada yatan iki erkek arasında da her türlü şey, tam güvenlik içinde yapılabilecekdir.
Hacışeyhoğlu Ahmed Kemal Bey de 1900 yıllarının Galata Otelleri için “Görüp İşittiklerim” isimli eserinde şunları yazıyor: “O tarihlerde Galata Otellerinin oda kapularında kilid yokdu, bir adam içeri girebilir ve yatan kimseye tecavüz edebilirdi... mütecavize müdafaa yolunda atmak için iskemle falan da bulunmazdı, onun için düşmanı olan polise müracaat eder ve polisin emin bildiği otelde kalırdı, emniyetli otel de ancak üç dâne imiş. Galatada kaç otel mevcud idi, bilemiyorum...”.
“Galata Canavarı” diye meşhur Bıçakçı Petrinin Galatada Marsilya Otelinde hâmisi Kefalonyalı Lefteri Kaptanı kesdiği gece, ki o zaman Petri 17 - 18 yaşlarında tüysüz bir oğlandı (B.: Galata Canavarı), o gece o otelde aynı odada misâfir olanlar şöyle tesbit edilmişdi:
30 yaşında Üsküdarlı Tulumbacı Çamur Salih, 30 yaşlarında Tulumbacı Ablasıgüzel Mustafa, 20 yaşında bahriye neferi Yunus;
Hamburglu bir gemi kâtibi ile tüysüz bir rum kalopedi;
Karadeniz uşağı iki genc kayıkcı ile bir sokak fahişesi.
İki katlı bir binâ olup ikişer ve üçer yataklı odalarında ancak 24 misâfir barındırabilecek olan Marsilya Otelinde o gece 58 kişi yatmışdı (1874).
Geçen asır sonlarında Arturo Cavalieri adında genc bir italyan gemicisi Napolili bir doktora yazdığı itiraf hâne - mektublarının birinde şunları yazıyor:
“... gemisinden kaçmış genc bir tayfa olarak Galatada ilk gecemi nerede ve nasıl geçirdiğimi bütün acılığı ile anlatmışdım. Bu gece bir oteldeyim, Hotel des Marins (Gemiciler Oteli), âdî bir yer ama cebimdeki para ile ancak böyle bir yerde barınabilirim. Otelin sahibi bir rum kadını imiş ve Galatada umumhâne işletiyormuş, oteli de evinden farksız, yalnız sermâyelerinin cinsiyeti ayrı. Otelin müdürü yerinde bir rum var. Gerçi tecrübesi çok olacak yaşda değilim ama, yüz yıl daha yaşasam, ahlâksızlık yolunda o herifin denginde bir adama rastlayamam...”.
Galatada kirli oteller zamanımızda da vardır, aşağıdaki satırları 25 mart 1965 tarihli günlük gazetelerden alıyoruz:
“Polis ekipleri dün gece 7 - 12 yaş arasında bulunan erkek çocukları barındıran ve onları sermaye olarak kullanan Sapıklar Otelini basmışlar, 7 çocuk yakalanarak nezâret altına alınmışdır. Çoğu evlerinden çeşidli sebeblerle kaçarak bu otele düşen çocuklar tanımadıkları yaşlı kimselerle ahbablıklarını bütün çıplaklığı ile anlatmışlardır ve kendilerini oteli işleten adamın bu yola sevkettiğini söylemişlerdir...” (Zabıta muhâbirlerinden Ahmed Vardar).
Tema
Yer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM110271
Tema
Yer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 11, sayfalar 5919-5920
Bakınız Notu
B.: Han; Otel; B.: Fuhuş, cild 11, sayfa 5855; B.: Dürdâne Hanım, cild 9, sayfa 4827; B.: Galata Canavarı
Tema
Yer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.