Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ER, ERKEK
“1 — İnsan ve hayvanın iki cinsinden doğurtmak, baba olmak hassa ve kuvvetine sâhib olanı, dişinin mukabili; 2 — Güçlü, kuvvetli, tüvana, cessur; 3 — Sert, eğilip bükülmez, dönmez; 4 — Koca; 5 — Bülûğ çağına girme; 6 — Yiğitlik, mertlik” (Ş. Sâmi, Kaamûsî Türkî).
İstanbul ağzı günlük sohbetde çok kullanılır kelimelerdendir; misaller:
— Hiç düşünme, al kadanının altına, hem aynalı hem erkek çocukdur, bir kere ağabey dedi mi, yolunda canını verir...
* Pehlivan yapılı, kabadayı tavırlı bir adam hakkında konuşulur :
— Erkek dediğin böyle olur..
— Kalıba aldanma, ödlekdir!..
* Hakaaret, küfür veya daha ağır bir tecâvüz karşısında adam vurmuş bir genç ifâde verirken :
— Erkekliğime yediremedim...
* Sözünde durmayan birine hitab ile :
— Ulan sen erkek misin..
* Merdlik iddiâsı yolunda :
— Erkek ölmedi!
* Doğru söyle anlamında :
— Erkekçe konuş!
* Bülûğ çağını ifâdede :
— Erkek olmadan evlendirdiler..
* Geçe geç vakit evlerine dönen kadınlar için koca anlamında :
— Bu vakte kadar bu karılar nerde dolaşır, erkeği yok mu bunların?..
* Bir dul kadın :
— Erkeğim öleli bir sene oldu..
* Eskiden hafif meşreb kızlar ve kadınlar ile kibar yosma hanımlardan oynaş aramada pervâsız olanları hakkında “Er canlısı”, “Erkek canlısı” tâbirleri kullanılırdı:
Çâr ebrû kâtibi nevhat çavuşu
Tulumbacı şehba...
⇓ Devamını okuyunuz...
“1 — İnsan ve hayvanın iki cinsinden doğurtmak, baba olmak hassa ve kuvvetine sâhib olanı, dişinin mukabili; 2 — Güçlü, kuvvetli, tüvana, cessur; 3 — Sert, eğilip bükülmez, dönmez; 4 — Koca; 5 — Bülûğ çağına girme; 6 — Yiğitlik, mertlik” (Ş. Sâmi, Kaamûsî Türkî).
İstanbul ağzı günlük sohbetde çok kullanılır kelimelerdendir; misaller:
— Hiç düşünme, al kadanının altına, hem aynalı hem erkek çocukdur, bir kere ağabey dedi mi, yolunda canını verir...
* Pehlivan yapılı, kabadayı tavırlı bir adam hakkında konuşulur :
— Erkek dediğin böyle olur..
— Kalıba aldanma, ödlekdir!..
* Hakaaret, küfür veya daha ağır bir tecâvüz karşısında adam vurmuş bir genç ifâde verirken :
— Erkekliğime yediremedim...
* Sözünde durmayan birine hitab ile :
— Ulan sen erkek misin..
* Merdlik iddiâsı yolunda :
— Erkek ölmedi!
* Doğru söyle anlamında :
— Erkekçe konuş!
* Bülûğ çağını ifâdede :
— Erkek olmadan evlendirdiler..
* Geçe geç vakit evlerine dönen kadınlar için koca anlamında :
— Bu vakte kadar bu karılar nerde dolaşır, erkeği yok mu bunların?..
* Bir dul kadın :
— Erkeğim öleli bir sene oldu..
* Eskiden hafif meşreb kızlar ve kadınlar ile kibar yosma hanımlardan oynaş aramada pervâsız olanları hakkında “Er canlısı”, “Erkek canlısı” tâbirleri kullanılırdı:
Çâr ebrû kâtibi nevhat çavuşu
Tulumbacı şehbaz gaytan bıyığı
Çetelerle dolmuş er canlısıdır
Hanımın kaç nefer bilmem kırığı
(Yosma Nigâr Destanı)
* Yiğitlerin toplandığı yerlere, güreş meydanlarına, çayırlarına; mertlik iddiası ile ortaya atılmaya “Er Meydanı” denilirdi; İstanbulun eski tulumbacılık âleminde Çeşmemeydanı Yagın Tulumbası Sandığının nârası şöyle idi: “Er Meydanı, Çeşmemeydanı!..”
Kadın kiyâfetinde dolaşan erkekler — Eskiden gözü dönmüş bâzı zenpâre gençler dışarda anlaşdığı kadınların evlerine ferâce yaşmak altında, kadın kıyâfetinde girerlerdi; Ahmed Rasim “Fuşhi Atik” isimli eserinde bu konuda şirin bir fıkra anlatır (B.: Baskın, cild 4, sayfa 2144); bâzı hırsızlar da kadın kıyâfetinde dolaşarak çalışmışlardır (B.: Çilergül, cild 7, sayfa 3981; Erkek Aynur).
Erkek kıyafetinde dolaşan kadınlar — Cumhuriyetden önceki devirlerde bilhassa müslüman kadınları için erkek kıyâfetinde dolaşmak, fâhişelikden de ağır, yakalandığı zaman cezâsı mutlakaa ölüm olan bir suç idi; buna rağmen târih kaynaklarımızda İstanbulda böyle bir mâcerâya atılmış kadınlar görülür (B.: İmam Karısı Vak’ası; Emine, Daricalı, cild 9, sayfa 5054; Emine, Dereköylü, cild 9, sayfa 5055). Zamanımızda kadın ve kızların erkek kıyafetine girmeleri, pantolon ve mini etek modaları karşısında âdetâ kapanma, örtünme olmuşdur. Bâzı sinema yıldızlarımız filmlerdeki rol icâbı erkek kılığına girmişlerdir, erkek kılığı ile kendisine delikanlılığı gaayetle yakıştıran san’atkâr da Hülya Koçyiğit olmuşdur (B.: Koçyiğit, Hülyâ).
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM100005
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 10, sayfa 5191
Bakınız Notu
B.: Baskın, cild 4, sayfa 2144; B.: Çilergül, cild 7, sayfa 3981; Erkek Aynur; B.: İmam Karısı Vak’ası; Emine, Daricalı, cild 9, sayfa 5054; Emine, Dereköylü, cild 9, sayfa 5055; B.: Koçyiğit, Hülyâ
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.